Behringer Deepmind 12 Synthesizer İncelemesi

 

Çıktığı günden bu yana, hatta daha çıkmadan önce, adından bol bol söz edilen Behringer DeepMind 12’yi “masaya yatırma” kararı aldım. Kararı aldım ancak bunu tek başıma yapmak istemedim. Synthesizer’lar hep özel ilgi alanıma girmiş olsa da birinci enstrümanım olmadığı için bu işi birlikte yapabileceğim sağlam bir ekip olsun istedim.

Kurduğumuz inceleme ekibimiz gerçekten çok sağlam oldu:

Mustafa Ertan, Bülent Bıyıkoğlu ve Gerçek Dorman ile Bilkent’teki stüdyomuzda buluştuk ve hep birlikte DeepMind 12’yi inceledik. Teoman Hocam o gün işi olduğu için bize katılamadı ancak daha sonra DeepMind 12’yi kendi stüdyosuna aldı ve deyim yerindeyse cihazın altını üstüne getirdi!

İnceleme ekibimizin görüşlerine geçmeden önce ben hemen kendi görüşlerimden oluşan bir giriş yapmak istiyorum.

 

Ufuk Önen, Mustafa Ertan, Bülent Bıyıkoğlu, Gerçek Dorman

 

Behringer

Behringer benim yakından tanıdığım bir firma. 1990’ların ortalarından bu yana birçok ürününü kullandım. Behringer 90’larda fiyatına göre iyi ürünler yapıyordu. 2000’lere geldiğimizde, ürün yelpazesi büyüdü, satışlar arttı. Sanırım bu büyüme sırasında bazı şeyler kontrolden çıktı ve Behringer ürünleri ile ilgili şikayetler artmaya başladı. Çin’de farklı fabrikalarda üretilen ürünlerin kalite kontrolünü yeterince sağlayamadığını düşünen Behringer, diğer firmalar gibi fabrikaları denetlemeye çalışmak yerine Çin’de tamamı kendisine ait büyük bir fabrika kurdu. Behringer City adı verilen bu fabrika kompleksinde üretimin kontrolünü tamamen eline alan Behringer, bu sayede daha kaliteli ürünler yapmaya başladı.

Bu arada firmanın kurucusu Uli Behringer Music Group adı altında bir çatı oluşturup Midas, Klark Teknik, Lab.gruppen, TC Electronic gibi çok önemli firmaları satın alarak bu çatı altında topladı. Bu sayede Behringer hem ar-ge hem de üretim olarak çok güçlü bir marka haline gelmiş oldu ve ürünleri profesyonel ses dünyasında tekrar kabul görmeye başladı. Sanırım bunun en iyi örneği Behringer X32 dijital mikserdir.

 

DeepMind 12 Hakkında

DeepMind 12, üzerine velocity hassasiyeti ve aftertouch özelliklerine sahip dört oktav klavye bulunan, 12-sesli polifonik ve monotimbral analog/dijital hibrit bir synthesizer. Cihazda her ses için iki adet DCO (Digitally Controlled Oscillator), bir adet VCF (Voltage Controlled Filter), iki adet LFO (Low Frequency Oscillator) ve bir de modülasyon matris bulunuyor.

İlk olarak cihazın fiziksel yapısı dikkatimi çekti. Klavyesi ve kasası beklediğimden çok daha oturaklı çıktı. Cihazın sağlam bir hissiyatı var.

DeepMind 12, synthesizer konsepti olarak Roland Juno-106 üzerine kurulmuş ancak Juno-106 kopyası demek haksızlık olur. Deepmind 12 için Juno-106’dan esinlenmiş ama ondan daha fazla özelliğe sahip bir synthesizer diyebiliriz.

Ses açısından dikkatimi çeken nokta DeepMind 12’nin kendine özgü bir sound yaratmaya yatkın olduğu oldu. Nasıl ki Oberheim, Moog, Roland ve benzeri synthesizer’ların tanınabilir sesleri varsa, bu DeepMind 12 için de mümkün olabilir.

DeepMind 12’nin performanstan çok stüdyo kullanımı için daha uygun bir synthesizer olduğunu düşünüyorum. Güçlü özellikleri ve derin menüleri var ancak özellikle canlı performans sırasında her şeyi elinizin altında hissettirecek “yakınlık hissi” eksik geldi bana.

Yukarıda da belirttiğim gibi, synthesizer birinci enstrümanım olmadığı için esas incelemeyi Teoman Pasinlioğlu, Mustafa Ertan, Bülent Bıyıkoğlu ve Gerçek Dorman’dan oluşan ekibimize bırakıyorum ve onların görüşlerine geçiyorum.

 

Mustafa Ertan, Bülent Bıyıkoğlu, Gerçek Dorman

 

Bülent Bıyıkoğlu

İlk önce Bülent Bıyıkoğlu’ndan genel bir değerlendirme aldım.

Deepmind 12 bence gayet güzel bir synthesizer. Filtresini Moog’un filtresine benzettim. Çaldığım zaman akordunda analog duygusu belirgin, bu iyi bir şey. Parametrelerde drift var. Bu ve bunun gibi diğer özellikler alete gerçekten çok artı puan sağlıyor. Bu özellikler dijital kontrol sayesinde olan özellikler. DeepMind 12 dijital kontrollü bir analog synthesizer. 12 ses olması çok iyi. Analog synthesizer’larda 12 ses bu fiyata kolay bulunan bir şey değil. Fiyat – performans olarak ben iyi diyorum kesinlikle.

 

Gerçek Dorman

Gerçek Dorman DeepMind 12’nin sesleri, menüleri ve kullanımı üzerine bir değerlendirme yaptı.

Seslerini çok beğendim, çok sıcak. Kullanımı kolay. Hafif olması güzel. Menüsünün göreceli az tuşlu olup, tek tuşla bütün menüye yaklaşması güzel. Ben çok eksi bir yönünü göremiyorum çünkü synthesizer tercih meselesi. Ben synthesizer üzerinde biraz daha fazla düğme görmek isteyenlerdenim. O analog havayı öyle yaşamak isterim ama bu belki benim “synth guy” olmam ile alakalı bir duygu olabilir. Yine de o kadar az tuşla bütün menüye hakim olması müthiş olduğunu düşünüyorum. Genel olarak ele aldığımızda, DeepMind 12 bence Behringer’in yaptığı en iyi atılımlardan biri.

 

Mustafa Ertan

Mustafa Ertan’a ilk olarak genel izleniminin nasıl olduğunu sordum.

DeepMind 12 mekanik olarak gerçekten kaliteli. Düğmelerin yerleşimi ve şekli ile ön paneldeki waveform’ların gösterim şekli gayet başarılı. Bu açılardan baktığımızda DeepMind 12 beklentilerimin ötesinde çıktı.

Mustafa Ertan daha sonra sesler ile ilgili görüşlerini aktardı.

Müzisyen sahnede şöyle bir şey düşünemiyor: “G bankasının 121. sesinden H bankasının 16. sesine zıplayayım”. Nasıl zıplayacaksın? İşte burada sıkıntı var. Müzisyen bunu sahnede daha kolay seçiyor olmalı. Stüdyoda zamanı var ama sahnede zamanı yok. Şöyle olsaydı bankalar, mesela piyano sesleri ardışık olsaydı, 1 ile başlayanlar piyano sesleri veya A bankası piyano, B bankası yaylılar, C bankası nefesliler gibi, o zaman seslere hızlıca ulaşmak daha kolay olurdu. Korg taktile bunu çok iyi çözmüş, seslere ulaşmak çok daha kolay.

Efektleri hızlı bir şekilde devreye almak ya da devreden çıkartmak da pek o kadar kolay gelmedi bana. Performans synthesizer’ı olarak düşündüğümüzde efekt işi biraz uğraştırıcı.

Son olarak fiyat konusunda bir yorum yaptı.

Türkiye’deki fiyatı yurtdışındaki fiyata göre biraz yüksek kaçmış. Bazı markalarda öyle olmuyor. Bu konu ile ilgilenseler fiyat – performans açısından süper olur!

 

Teoman Pasinlioğlu

 

Teoman Pasinlioğlu

Teoman Pasinlioğlu’ndan ilk olarak detaylı bir genel değerlendirme aldım.

Behringer uygun fiyatlı audio ürünleri ile tanınan bir firma olarak biliniyor. Daha önce synthesizer enstrümanı ile herhangi bir çalışması bulunmayan Behringer son yıllarda pazar payı gözle görülür şekilde artan uygun fiyatlı analog synthesizer dünyasına da beklenmedik bir giriş yapmış durumda. Minimoog ile ilgili yaptığı duyurunun ardından DeepMind 12 adlı enstrümanı geçtiğimiz yıl piyasaya süren firma daha önce hemen hiçbir üreticinin girmediği bir alana, yani analog Roland modeli üretmeye soyunmuş oldu. Moog, Arp, Korg gibi markaların yeni üretim teknolojileri ile uygun fiyatlarını üreten firmalar bulunsa da, Roland dışında eski analog Roland synthesizer’ları tekrar gündeme alan Behringer ölçeğinde bir başka firma bulunmuyor.

Aslında Behringer’in klasik Roland analoglarına olan ilgisinin altında 1980’lerin popüler analoğu Juno-106’nın halen popülerliğini koruması ve zaman içinde arıza yapan ses çiplerinin yerine küçük firmalarca klon çiplerin üretiliyor olması yatıyor. Bu durum Juno-106’nın kullanım ömrünü uzatmasının yanında, ayrık elemanlı elektronik devrelere kıyasla modellemesi daha zor olan çipli elektronik devrelerin de gayet başarıyla modellenebildiğini göstermiş oldu. Bu sayede, klasik Juno tonlarının yeni nesil müzisyenler arasında da yaygınlaşmaya başlaması Behringer’in son derece akıllı bir hamleyle Juno-106’yı gözüne kestirmesi ve onu temel alarak çok daha gelişmiş bir enstrüman olarak piyasaya sürmesiyle sonuçlandı. Tabii dört oktavlık klavyesiyle günümüzün ihtiyaçlarını dikkate alan firma tuşesinden, slider ve tekerlerine kadar özen gösterilmiş mekanik yapısıyla göz dolduran bir ürün çıkarmış.

Teoman Pasinlioğlu daha sonra DeepMind 12’nin sentez mimarisi hakkında bir değerlendirme yaptı.

Juno-106’yı yakından tanıyanlar tek osilatörü ve envelope üreteci olmasına rağmen son derece organik filtresi ve sıcak chorus efekti ile ne denli müzikal bir enstrüman olduğunu bilirler. Tabii sentez mimarisinin oldukça minimalist ve kolay programlama imkanı sunması da 106’nın geçmişte 40 bin adetten fazla satmasında önemli bir etken. Haliyle Juno-106 filtresini başarıyla modelleyen DeepMind 12’nin de benzer özellikler sunmasını beklemek gerekiyor. Enstrümanın kontrol panelinde soldan sağa doğru benzer bir sinyal akışı gözlense de DeepMind 12, 2017 teknolojisinin sağladığı imkanlarla ilk başta görünenden daha karmaşık bir enstrüman. Gelişmiş dijital efektler ve modülasyon imkanları bir Juno-106 kadar basit kullanıma izin vermese de, büyük ekran ve Juno-106’dan miras kalan bilindik özellikler DeepMind 12’yi günümüz müzisyenleri için birkaç saat içinde aşina olunacak bir synthesizer haline getiriyor.

Juno-106’dan en büyük farklarından birisi de ses başına çift DCO olan DeepMind 12 teknik olarak Juno-106’yı baz alan, ama daha çok Roland Super-JX ya da MKS-70 rack liginde yer alan bir synthesizer olarak değerlendirilebilir. Bu haliyle DeepMind 12 rahatlıkla bir “süper” Juno olarak değerlendirilebilir. Orijinal Juno-106’lara uygulanan Kiwi upgrade gibi üçüncü parti firma bazlı geliştirmelere kıyasla DeepMind 12’nin çok daha gelişmiş olduğunu belirtmekte fayda var. Üç envelope üreteci, Wi-Fi bağlantısı, kaliteli efektler ve modülasyon imkanları DeepMind 12’yi oldukça farklı bir noktaya taşıyor. Behringer’in Amerikan menşeli Curtis çiplerinin üretim haklarını almış olması da firmanın yakın gelecekte analog synthesizer pazarında ağırlığını daha da hissettireceğini gösteriyor. Bu bakımdan Behringer synthesizer’ları müzikal değeri yüksek enstrümanlar olmaları yanında uzun vadede değerini koruyacak birer yatırım olarak da düşünülebilir.

Sentez mimarisinden sonra seslere ve tonlara geçtik. Bu konuda Teoman Pasinlioğlu’nun değerlendirmesi şu şekilde:

Juno-106’yı baz alan bir analog synthesizer’ın gerçeğine ne kadar yakın tınladığı her potansiyel DeepMind 12 sahibinin merak edeceği bir husus elbette. Şu ana kadar üretilmiş modern analog enstrümanlar içinde Roland ses karakterine en yakın olan ve doğrudan Juno-106 ile karşılaştırıldığında son derece tatmin edici bir akrabalık ilişkisine sahip olduğunu söyleyebileceğim DeepMind 12 bir Juno’dan beklenen tınıların tamamını oldukça başarılı bir şekilde üretebiliyor. Test etme imkânı bulabilen okuyucularımızın C-102 presetini sıfır noise ve filter LFO değerleri ile dinlemelerini tavsiye ederim. Klasik Juno filtresine ne denli yakın bir tını duyacaklarını söylemek gerekiyor. Özelikle filtrenin rezonans karakteri bir Juno’dan beklenen ile neredeyse aynı. Madonna, Wham gibi başarılı müzisyen ve grupların birçok şarkısına hayat veren Juno-106 tonlarının DeepMind 12 ile ufak bir çaba ile yeniden elde edilebileceğini söylemek mümkün. Juno’ya has strings ve bas tonları presetler içinde bile hazır bulunabilirken, presetlerde bolca kullanılan efektlerin ilk etapta kapatılmasını öneriyorum. Beğenilen Juno-106 karakterine hızla ulaşmak bu sayede daha kolay olacaktır.

Son olarak kendisinden kapanış için genel bir değerlendirme rica ettim:

Behringer, DeepMind 12 ile seksenlerin klasik Roland tonlarını elde etmek isteyen müzisyenler için son derece dikkate değer bir enstrüman geliştirmiş. Otantik Juno tonları için oldukça elverişli ve dayanıklı mekanik yapısıyla göz dolduran Behringer’i kutlamadan edemeyeceğiz.

 

Sonuç

Daha önce de belirttiğim gibi DeepMind 12, konsept olarak Roland Juno-106 üzerine kurulmuş bir synthesizer ancak Juno-106 kopyası demek haksızlık olur. Deepmind 12 için Juno-106’dan esinlenmiş ama ondan daha fazla özelliğe sahip bir synthesizer diyebiliriz. DeepMind 12 kendine özgü bir sound yaratmaya yatkın bir synthesizer: nasıl ki Oberheim, Moog, Roland ve benzeri synthesizer’ların tanınabilir sesleri varsa, bu DeepMind 12 için de mümkün olabilir. Kaliteli mekanik yapısı, oturaklı kasası ve sıcak tonları ile Behringer DeepMind 12 bizden geçer not aldı.

 

Behringer Türkiye distribütörü: Asimetrik Ses Işık ve Görüntü Sistemleri

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Comments are closed.