Günümüzde Elektrogitar Kaydetmenin 4 Yolu

Bir gitarist ve bir ses kayıt mühendisi olarak yıllarca gitar kayıtlarıyla uğraştım. Her ne kadar gitar denilince akla hızla ilerleyen bir teknoloji gelmese de aslında resmin tamamını düşündüğümüzde durum öyle değil. Gitarın kendisi ile ilgili büyük değişiklikler olmadığı doğru. Diğer yandan dijital teknoloji sayesinde gitar amplifikatörlerini ve efekt pedallarını modelleyip yazılım olarak kullanmak mümkün hale geldi. Bu da tabii gitar kayıtları yapmak için bize yeni seçenekler sundu.

Günümüzde elektrogitar kaydı yapmak için dört yol bulunuyor.

 

1. Old School

“Old school” diyorum çünkü bu en eski yöntem: gitar amplifikatörünü mikrofonlayıp kaydetmek. Tüm dünyada yıllar boyunca milyonlarca insan bu şekilde kayıt yaptı. Hala da birçok kişi bu şekilde kayıt yapmaya devam ediyor.

Eğer iyi bir gitar amplifikatörünüz ve elinizin (ya da ayağınızın) altında istediğiniz her türlü efekt varsa bu, gerçekten çok iyi bir yöntem. Bu yöntemin en büyük dezavantajı ise kaydettiğiniz tonu bir daha değiştirme şansınızın olmaması.

 

2. Reamping

Reamping 1960’lı yıllardan beri kullanılan bir teknik. Kimin keşfettiği bilinmese de Phil Spector, Bob Olhsson, Roger Nichols gibi prodüktör ve ses kayıt mühendisleri bu tekniği popüler hale getiren isimler olarak kabul ediliyor.

Bu teknikte gitar ham haliyle (çıplak tonla) doğrudan kaydediliyor. Daha sonra bu kayıt bir gitar amplifikatörüne gönderiliyor, istenilen şekilde tonlanıyor ve amplifikatörden çıkan ton mikrofon ile kaydediliyor. Bu sayede gitar tonuna sonradan karar verme ve isterseniz değiştirme şansına sahip oluyorsunuz.

Gitarı tamamen ham bir şekilde kaydedip tona daha sonra karar vermek tabii ki çok cazip, fakat gitarist kayıtta çıplak ton ile çalarken istediği performansı alamayabilir. Bunun da çözümü gitardan gelen sinyali çoğaltıp birini direkt olarak kayıt için bilgisayara girmek, diğerini de gitarist kendini istediği gibi monitör edebilsin ve kayıtta kullanılacak tona yakın bir ton ile çalabilsin diye gitar amplifikatörüne göndermektir.

Bu işlemi bir DI box aracılığı ile gerçekleştirmek çok basit. Gitardan çıkan sinyali DI box’a girip, DI box’ın dengeli çıkışını ses kartının mikrofon girişine, DI box’ın dengesiz çıkışını ise gitar amplifikatörünün girişine girmek yeterli.

 

Şimdi bir de sinyali bilgisayardan gitar amplifikatörüne nasıl göndermemiz gerektiğine bakalım.

Bunun için gitarı DI box ile ham olarak kaydederken yaptığımız işlemin tam tersini yapmamız gerekecek. Bu işlem reverse-DI olarak adlandırılır. Reamp tekniği için reverse-DI işlemini elde etmenin en kolay yolu genelde reamp box olarak adlandırılan DI box’a benzeyen (ama DI box’ın tam tersi iş yapan) kutular kullanmaktır.

 

Tipik bir reamp box üzerinde line seviyesinde sinyal kabul eden XLR veya TRS giriş̧ ile enstrüman seviyesinde yüksek empedanslı çıkış̧ veren TS konnektör bulunur. Bilgisayarın ses kartından gelen önceden kaydetmiş̧ olduğunuz ham gitar sinyalini reamp box’a getirip, reamp box’ın çıkışını da gitar amplifikatörüne girdiğinizde (ve gitar amplifikatörünü mikrofonladığınızda) reamp işlemi için her şey hazır hale gelmiş̧ olacak.

 

 

3. Plug-In

Bu yöntem aslında reamping ile hemen hemen aynı. Gitar yine doğrudan ham bir şekilde kaydediliyor. Daha sonra kaydedilen ham gitar sinyali plug-in aracılığı ile istenildiği gibi işleniyor.

Plug-in’lerin sağladığı en büyük avantaj, kullanıcıya farklı amplifikatör, kabin, mikrofon ve efekt seçenekleri ile farklı farklı tonlar yakalama veya yüzlerce hatta binlerce preset arasından seçim yapma imkanı sunması.

Plug-in yönteminde de tıpkı reamping yönteminde olduğu gibi DI box ile bir kurulum gerçekleştirip gitaristin kendini gitar amplifikatörü aracılığı ile duymasını sağlayabilirsiniz.

Alternatif olarak, gitar amplifikatörü kullanmadan, bilgisayar içinde bir plug-in açarak gitaristin, çalmakta olduğu gitarı bu plug-in’den gelen tonlarla monitör etmesini sağlayabilirsiniz. Burada dikkat edilecek iki nokta var: Birincisi, kayıt sırasında plug-in sadece monitör amaçlı olarak kullanılmalı, diğer bir deyişle kayda girmemeli, kayıt ham şekilde yapılmalı. İkincisi, sinyalde latency olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli.

 

4. Processor

Dördüncü yöntem, üzerinde amplifikatör ve kabin modelleme yazılımı olan bir processor kullanarak doğrudan kayıt yapmak. Gitar için processor denilince akla ilk gelen üst sınıf isimler Fractal Audio ve Kemper oluyor. Old school gitar kaydetme yönteminde olduğu gibi bu yöntemde de en büyük dezavantaj, kaydettiğiniz tonu bir daha değiştirme şansınızın olmaması.

Processor ile doğrudan kayıt yapma çok popüler bir seçenek değil ancak son yıllarda bazı büyük isimler bile konserlerde artık sadece processor kullanmaya başladılar. Üzerinde amplifikatör ve kabin modelleme yazılımı olan bir processor, özellikle sürekli canlı performans yapan gitaristler için ideal bir seçenek. Ağır gitar amplifikatörü ve bir sürü pedal taşımak yerine üstünde pedallar bulunan bir processor kullanmak ve cihazı line out çıkışı ile doğrudan salondaki miksere bağlamak büyük kolaylık.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Başlık fotoğrafı: Kai Oberhäuser  |  Unsplash

Fotoğraflar Radial Engineering sitesinden alınmıştır: J48™ Phantom Powered Active Direct Box ve X-Amp® Active re-Amplifier.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Comments are closed.