Müzik Endüstrisi

Streaming Dünyasından Haberler

Streaming servislerine ilk başta çok karşı çıkanlar oldu. Farklı farklı eleştiriler yapıldı. Müziği ucuzlattığını savunanlar oldu. Streaming ile asla para kazanılamayacağını iddia edenler oldu. Kalitesinden dolayı asla CD’nin rakibi ya da alternatifi olamayacağını söyleyenler oldu.

Ben hep şuna inanmışımdır: İnsanlar her zaman pratik olanı seçerler.

Streaming dinleyiciler için çok pratik çünkü milyonlarca şarkıya istediğiniz zaman istediğiniz yerden ulaşmak mümkün. Ne fiziksel olarak ne de hard disk üzerinde yer kaplamıyor. Üstelik ucuz, hatta bir noktaya kadar ücretsiz.

Bu sebepten dolayı ilk günden beri streaming servislerinin müzik endüstrisinin yakın gelecekte bel kemiğini oluşturacağını iddia etmiştim.

Yanlış bir tahminde bulunduğumu sanmıyorum…

 

Streaming Gelirleri

Müzik Endüstrisine Bakış adlı yazı dizimin 6. bölümünde 2014 yılında dünyada elde edilen dijital gelirlerin (download + streaming) ilk defa fiziksel gelirlere eşit olduğunu belirtmiştim. Daha sonraki yıllarda da streaming, hem dijital gelirler hem de genel gelirler içindeki yüzdesini büyük bir hızla artırmaya devam etti.

IFPI’nin raporuna göre 2018 yılında dünyadaki streaming gelirleri yaklaşık 7 milyar doları buldu.

Universal Music Group, 2019 yılı içinde streaming servislerinden (Spotify, Apple Music, YouTube vb.) günlük olarak 9.3 milyon dolar gelir elde ediyor!

Goldman Sachs tarafından hazırlanan bir raporda 2030 yılında streaming gelirlerinin 27.5 milyar dolara, reklam gelirleri ile birlikte 37.2 milyar dolara çıkması beklendiği yazıyor.

Streaming servislerinin aşağıya doğru giden dünya müzik endüstrisini tekrar ayağa kaldırdığını söylersek sanırım abartı olmaz.

 

Streaming Savaşları

 

 

Gelirler büyüdükçe streaming servisleri arasındaki savaş da kızışıyor. Aslında savaş şu anda (audio streaming firmaları bazında) daha çok Spotify ve Apple Music arasında. Yakın zamanda Amazon’un da güçlü bir cephe açması bekleniyor.

Şu anda lider herkesin tahmin edebileceği gibi Spotify. Ancak yakın zamanda dikkat çeken bir gelişme oldu. Amerika’daki Apple Music ücretli kullanıcılarının sayısı, Spotify’ın ücretli kullanıcılarının sayısını geçti.

Reuters ve The Wall Street Journal’a göre şu anda Amerika’da Apple Music’in 28 milyon, Spotify’ın ise 26 milyon ücretli kullanıcısı bulunuyor!

Diğer yandan tüm dünyadaki Apple Music ücretli kullanıcı sayısı 56 milyon, Spotify’ın ücretli kullanıcı sayısı ise 96 milyon. Spotify ücretsiz kulanıcılarla birlikte aylık toplam aktif kullanıcı sayısının 217 milyon olduğunu açıkladı ancak bunun nasıl hesaplandığı raporda açık olarak belirtilmemiş.

 

Podcast

Hem Apple Music hem de Spotify büyük bir hızla kataloglarını genişletmeye devam ediyorlar. Şu anda Apple Music kullanıcılarına 45 milyon, Spotify ise 30 milyon şarkı sunuyor.

Spotify CEO’su Daniel Ek’in yaptığı bir açıklamaya göre Spotify’a her gün 40 bin parça yükleniyor! Bu rakam hem eski parçaların streaming servislerine dahil edildiğini, hem de sürekli olarak yeni müzikler üretilediğini gösteriyor.

Streaming firmaları için parçaların yanı sıra çok önemli bir şey daha var: podcast!

Ülkemizde çok yaygın değil ama özellikle Batı dünyasında podcast çok dinleniyor. Podcast alanında şimdilik pazarın lideri Apple ama Spotify ciddi bir atağa kalkmış durumda.

Spotify’ın orijinal içerik üretimi için çeşitli podcast firmalarını satın aldığı ve almaya devam edeceği konuşuluyor. Hatta Billboard’da yayınlanan bir habere göre Michelle ve Barack Obama tarafından kurulan Higher Ground Audio adlı podcast firmasıyla da içerik üretimi üzerine anlaşma yapmışlar!

 

2019’un İlk Çeyreğinde En Çok Stream Edilen Sanatçılar

 

Billie Eilish – When We All Fall Alseep, Where Do We Go?

 

2019’un ilk çeyreğinde tüm dünyada en çok stream edilen 5 sanatçı aşağıdaki gibi:

1- Ariana Grande

  • Toplam streaming geliri: 12.08 milyon dolar
  • Toplam streaming sayısı: 2.83 milyar

2- Drake

  • Toplam streaming geliri: 11.29 milyon dolar
  • Toplam streaming sayısı: 2.58 milyar

3- Post Malone

  • Toplam streaming geliri: 10.90 milyon dolar
  • Toplam streaming sayısı: 2.63 milyar

4- Juice Wrld

  • Toplam streaming geliri: 8.38 milyon dolar
  • Toplam streaming sayısı: 1.92 milyar

5- Billie Eilish

  • Toplam streaming geliri: 7.93 milyon dolar
  • Toplam streaming sayısı: 1.89 milyar

Rakamların sadece 2019 yılının ilk dört ayı için olduğunun altını çizmek isterim!

Yukarıda da görüldüğü gibi artık böyle listelerin üst sıralarında yer alabilmek için streaming sayılarının milyarlar olması gerekiyor.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Burst | Pexel

© 2019 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

 

Kaynaklar:

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment

Billboard Top Songwriters ve Top Producers Listeleri

Billboard listeleri yakın zamana kadar özellikle Batı dünyasındaki müzik endüstrisi açısından çok önemliydi. Bir single ya da albümün listelerde yer alması o plağın, kasetin veya CD’nin çok satıldığını ve o sanatçının radyolarda sık sık çalındığını gösteriyordu. Diğer bir deyişle listede yer almak (en azından o an için) popüler olmak anlamına geliyordu. Buna ek olarak, müzik dükkanları, popüler single ve albümleri hızlı kazanç kapısı olarak gördüğü için, hemen o plak, kaset ve CD’leri sipariş verip stoklarına alıyorlardı. Dolayısıyla Billboard listelerinde olmak single ya da albümünüzün hem iyi satış yaptığını hem de daha fazla müzik dükkanı tarafından sipariş edileceğini gösteriyordu.

Müzik endüstrisinde özellikle son 10 yıl içinde çok şey değişti. Bu değişikliklerin temelinde yatan sebep ise ağırlıklı olarak internet ve streaming servisleri oldu. “Müzik Endüstrisine Bakış” adlı bir yazı dizim var; bu konular ilginizi çekiyorsa bakabilirsiniz.

 

Müzik Endüstrisinde Değişiklikler ve Billboard

Tüm bu değişiklikler olurken endüstride birçok kişi Billboard listelerinin artık ne kadar geçerli olduğunu sorgulamaya başladı…

Müzik tüketiminin fiziksel medyada streaming’e kaydığı, geleneksel müzik dükkanların yavaş yavaş yok olduğu, radyonun streaming servisleri ile kıran kırana rekabette olduğu bu dönemde Billboard listeleri hala gerçekten önemli mi?

Konuya veri ve sayılarla yaklaşıyorsanız, bence cevap “evet”… Billboard listeleri hala önemli. Billboard değişikliklere ayak uydurmak için hesaplama ve veri değerlendirme kriterlerini güncelledi. Örnek olarak, streaming verileri listelerin oluşturulmasında artık çok daha önemli bir yere sahip.

Diğer yandan, eğer konuya popülerlik açısından yaklaşıyorsanız, bence cevap “hayır”… Günümüzde popülerlik açısından Billboard listelerinden çok Spotify playlist’leri ve YouTube izlenme sayıları daha önemli bir gösterge.

 

 

Rolling Stone Listeleri

Buna ek olarak, Billboard listelerinin diğer bir sorunu da kendisine yeni ve güçlü bir rakip geliyor olması: Rolling Stone dergisi yakın zamanda kendi listelerini oluşturacağını açıkladı.

Rolling Stone dergisinin oluşturmayı planladığı listeler arasında Top 100 Songs, Top 200 Albums, Top 500 Streaming Artists, Trending 25 Artists ve Breakthrough 25 Artists bulunuyor.

 

 

Billboard Top Songwriters ve Top Producers Listeleri

Bir yandan müzik endüstrisindeki değişimler, diğer yandan da rakiplerini düşündüğümüzde sonuç olarak Billboard’un artık tek otorite olmadığını söyleyebiliriz. Durum böyle olunca Billboard da farklı yollar deneyerek yerini ve güncelliğini korumaya çalışıyor.

Bence bu durum şarkı yazarlarına ve prodüktörlere yaradı…

Billboard her sene sonunda o yılın en başarılı şarkı yazarları ve prodüktörlerinden oluşan bir liste oluşturuyordu. Billboard, 15 Haziran’dan itibaren, artık haftalık olarak Top Songwriters ve Top Producers adı altında iki yeni liste yayınlayacağını duyurdu.

Top Songwriters ve Top Producers listeleri Billboard Hot 100 ve diğer “Hot” başlıklı listelere dayanarak oluşturulacak.

Bu, bence, müzik endüstrisinin mutfağında çalışan ve bel kemiğini oluşturan profesyonel ve sanatçılar için oldukça pozitif bir gelişme.

 

Music Modernization Act (MMA)

Benzer diğer önemli bir gelişme de geçtiğimiz yıl Music Modernization Act (MMA) tasarısının kabul edilip Amerika’da yasa haline gelmesiydi. MMA’nın yasa haline gelmesi önemli bir gelişmeydi çünkü prodüktörler ve ses mühendislerine telif ödenmesinin önünü açtı. Bu durum diğer ülkeler için de örnek teşkil edecektir diye umuyorum.

 

İlgili Yazılar:

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı rawpixel.com | Pexels

© 2019 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment

Dünyanın En Büyük Müzik Enstrüman ve Ekipman Firmaları

1890 yılından beri yayın hayatını sürdüren Music Trades dergisi, dünyanın en büyük müzik enstrüman ve ekipman firmaları üzerine yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

Listeye bakınca ilk olarak dikkatimi çeken şey bizim sektörümüzün ticaret hacmi açısından küçüklüğü oldu. Savunma, medikal gibi sektörlerin çok büyük olduğunu hepimiz biliyoruz ancak aşağıdaki tablolarda bulunan firmaların yıllık hasılatları ve ülkelerin pazar hacimleri diğer birçok sektöre göre de oldukça düşük.

Örnek olarak, listenin ilk sıralarında bulunan dünyaca ünlü iki dev markanın yıllık hasılatlarını topladığımızda 5.05 milyar dolar ediyor. Karşılaştırma için farklı bir sektörde faaliyet gösteren ve yerli bir firma olan Arçelik’in yıllık hasılatlarını araştırdım. Arçelik’in yayınladığı rapora göre net satışların 2017 yılı için 5.06 milyar Euro, 2016 yılı için ise 4.81 milyar Euro olduğunu gördüm (dolar kuruna çevirdiğinizde her ikisi de 5 milyarın üstünde).

Şimdi geçelim listeye…

 

Firmalar

Listenin en tepesinde 3.73 milyar dolar yıllık hasılat ile Yamaha var. Onu 1.32 milyar dolar ile Gibson ve 1.01 milyar dolar ile 2017 yılında Samsung tarafından satın alınan Harman Professional takip ediyor.

Dördüncü sırada fazla bilinmeyen bir isim görüyoruz: Gold Peak Industries. Hong Kong kökenli bu firmanın kendi ismi pek bilinmese de bünyesinde bulundurduğu KEF, Celestion gibi markalar oldukça popüler.

Beşinci sırada bir Alman firması var: Sennheiser. Onu Shure ve Fender takip ediyor. Listenin dokuzuncu sırasında Pioneer DJ bulunuyor.

Listede yer alan Harman Professional’ın Harman’ın sadece profesyonel kolu; Pioneer DJ’in ise Pioneer’ın sadece DJ ekipmanları markası olduğunu göz ardı etmemek gerekir.

 

Ülkeler

Müzik enstrümanları ve ekipmanları pazarının en büyük olduğu ülke Amerika Birleşik Devletleri. ABD, toplam 7 milyar dolarlık bir hacme sahip. Onu 1.47 milyar dolar ile Japonya ve 1.38 milyar dolar ile Çin izliyor.

Bu pazarda Avrupa’nın en büyük ülkesi listenin dördüncü sırasında bulunan ve 1 milyar dolarlık hacme sahip olan Almanya.

Music Trades raporunun tamamını satın almak isterseniz bu linki ziyaret edebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Müzik Endüstrisine Bakış (yazı dizisi)

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Tadas Mikuckis | Unsplash

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment

Dengeler Değişti, “Thriller” Artık En çok Satan Albüm Değil! | Gelmiş Geçmiş En Çok Satan Albümler

RIAA verilerine göre gelmiş geçmiş en çok satan albümler listesinde uzun yıllar boyunca bir numarada kalan Michael Jackson’ın Thriller albümü geçtiğimiz günlerde yerini bir başka albüme kaptırdı.

25 Eylül 2017’de bu konu ile ilgili bir blog yazısı yayımlamıştım. O yazıda güncel listeyi vermiş, liste ile birlikte RIAA’nın ne olduğunu ve satışları nasıl hesapladığını anlatmıştım.

Yazıyı okumamış olanlar için burada tekrar edeyim…

RIAA (Recording Industry Association of America), Amerika Birleşik Devletleri’nde Gold (altın), Platinum (platin) ve Diamond (elmas) plak sertifikalarını ve ödüllerini veren kuruluştur. Bu sertifikalar ve ödüller sadece ABD içindeki satışları yansıtır, diğer ülkelerdeki satışlar dahil edilmez.

  • Altın plak sertifikası için 500,000 ünite;
  • Platin plak sertifikası için 1,000,000 ünite;
  • Elmas plak sertifikası için de 10,000,000 ünite satış gerekmektedir.

Orijinal olarak 1 ünite, satılan her bir plak (LP) ya da CD’ye karşılık geliyordu (“physical sales”). Daha sonra, iTunes Store üzerinden yapılan dijital satışların (“downloads”) ve ardından Spotify, YouTube gibi servisler aracılığı ile internet üzerinden müzik dinleme (“streaming”) alışkanlıklarının artması üzerine RIAA yeni düzenlemeler getirdi.

RIAA’ın son düzenlemelerine göre 1 ünite,

  • satılan her bir fiziki albüm (LP ya da CD)
  • aynı albümden 10 adet download şarkı
  • aynı albümden 1500 adet audio/video streaming şarkı

olarak tanımlanıyor.

Physical sales, downloads ve streaming ünitelerinin toplam sonucunda altın, platin ve elmas plak ödülleri veriliyor.

 

Listenin Yeni Birincisi

 

RIAA’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre listenin yeni birincisi Eagles’ın Their Greatest Hits 1971-1975 adlı ‘best-of’ albümü!

Bu, aslında bayağı büyük bir sürpriz oldu.  Olay şöyle gelişmiş…

Eagles’ın plak şirketi RIAA’ya başvuruda bulunmuş, Eagles’ın albüm satışlarını yıllardan beri güncellenmediğini söylemiş ve yeni platformlar da dikkate alınarak verilerin güncellenmesini istemiş. Bunun üzerine RIAA albüm satışlarını yukarıda açıklamış olduğum kriterler doğrultusunda tekrar hesaplayıp güncellemiş.

Son hesaplamalara göre Eagles’ın Their Greatest Hits 1971-1975 albümünün satış sayısı 29 milyondan 38 milyona çıkmış ve 33 milyon satışı bulunan Thriller‘ı geçerek listede birinci sıraya oturmuş.

Yani artık RIAA verilerine göre Amerika’da gelmiş geçmiş en çok satan albüm Eagles Their Greatest Hits 1971-1975.

 

Bir Sürpriz Daha!

 

Bir sürpriz daha var! Yeni hesaplamalar göre Eagles’ın Hotel California albümünün satış sayısı 16 milyondan 26 milyona çıkmış ve en çok satan albümler listesinde 18. sıradan üçüncü sıraya yükselmiş!

Bu gelişmeden sonra eski listeye göre üçüncü sırada bulunan Billy Joel’in Greatest Hits Volume I & Volume II, dördüncü sırada bulunan Led Zeppelin’in Led Zeppelin IV ve beşinci sırada Pink Floyd’un The Wall albümleri listede birer basamak gerilemiş.

 

En Çok Satan Albümler

 

RIAA verilerine göre gelmiş geçmiş en çok satan albümlerin güncel listesini aşağıda bulabilirsiniz. Listenin bir önceki hali için buraya tıklayınız.

1- EAGLES – Their Greatest Hits 1971-1975 (Rhino) [38 milyon]

2- MICHAEL JACKSON – Thriller (Epic) [33 milyon]

3- EAGLES – Hotel California (Rhino) [26 milyon]

4- BILLY JOEL – Greatest Hits Volume I & Volume II (Columbia) [23 milyon]

5- LED ZEPPELIN – Led Zeppelin IV (Atlantic) [23 milyon]

6- PINK FLOYD – The Wall (Columbia) [23 milyon]

7- AC/DC – Back in Black (Epic) [22 milyon]

8- GARTH BROOKS – Double Live (Capitol Nashville) [21 milyon]

9- HOOTIE & THE BLOWFISH – Cracked Rear View (Rhino) [21 milyon]

10- FLEETWOOD MAC – Rumours (Warner Bros) [20 milyon]

11- SHANIA TWAIN – Come on Over (Mercury Nashville) [20 milyon]

12- THE BEATLES – The Beatles (Apple) [19 milyon]

13- GUNS N’ROSES – Appetite for Destruction (Geffen) [18 milyon]

14- WHITNEY HOUSTON – The Bodyguard (Soundtrack) (Arista) [18 milyon]

15- BOSTON – Boston (Epic) [17 milyon]

16- ELTON JOHN – Greatest Hits (Island) [17 milyon]

17- GARTH BROOKS – No Fences (Capitol) [17 milyon]

18- THE BEATLES – The Beatles 1967-1970 (EMI) [17 milyon]

19- ALANIS MORISSETTE – Jagged Little Pill (Maverick) [16 milyon]

20- BEE GEES – Saturday Night Fever (Capitol) [16 milyon]

21- LED ZEPPELIN – Physical Graffiti (Swan Song) [16 milyon]

22- METALLICA – Metallica (Atlantic/Elektra) [16 milyon]

23- BOB MARLEY & THE WAILERS – Legend (Island) [15 milyon]

24- BRUCE SPRINGSTEEN – Born in the U.S.A. (Columbia) [15 milyon]

25- JOURNEY – Greatest Hits (Columbia) [15 milyon]

Satış sayılarına her ne kadar downloads ve streaming dahil edilmiş olsa da, yeni jenerasyon sanatçılar arasında listenin üst sıralarında yer alan henüz yok. Tepeye en yakın olarak Adele’in 21 albümünü görüyoruz (14 milyon satışla 29. sırada).

 

En Çok Satan Sanatçı ve Gruplar

 

RIAA’ın bir de tüm albümlerinin satış toplamları temel alınarak oluşturulan en çok satış yapan sanatçılar listesi var. Eagles’ın satış rakamlarının güncellenmesinden sonra bu listede de bazı değişiklikler oldu. En önemli değişiklik de önceden beşinci sırada olan Eagles ve dördüncü sırada olan Led Zeppelin’in yer değiştirmesi.

RIAA verilerine göre gelmiş geçmiş en çok satan sanatçı ve grupların güncel listesini aşağıda bulabilirsiniz. Listenin bir önceki hali için buraya tıklayınız.

1- The Beatles [178 milyon]

2- Garth Brooks [148 milyon]

3- Elvis Presley [146.5 milyon]

4- Eagles [120 milyon]

5- Led Zeppelin [111.5 milyon]

6- Michael Jackson [84 milyon]

7- Billy Joel [82.5 milyon]

8- Elton John [78 milyon]

9- Pink Floyd [75 milyon]

10- AC/DC [72 milyon]

11- George Strait [69 milyon]

12- Barbra Streisand [68.5 milyon]

13- The Rolling Stones [66.5 milyon]

14- Aerosmith [66.5 milyon]

15- Bruce Springsteen [65.5 milyon]

16- Madonna [64.5 milyon]

17- Mariah Carey [64 milyon]

18- Metallica [63 milyon]

19- Whitney Houston [58.5 milyon]

20- Van Halen [56.5 milyon]

21- U2 [52 milyon]

22- Celine Dion [50 milyon]

23- Fleetwood Mac [49.5 milyon]

24- Neil Diamon [49.5 milyon]

25- Journey [48 milyon]

Bu listeki sanatçı ve gruplar, en çok satan albümler listesindekilere göre değişiklik gösteriyor. Tek bir albümü rekor seviyede satmamış olsa da, kariyerleri boyunca başarılı albümlere imza atmış Elvis Presley, George Strait, The Rolling Stones, Aerosmith, Bruce Springsteen, Madonna, Mariah Carey, Metallica ve Van Halen gibi sanatçı ve grupları bu listede görebiliyoruz.

 

İlgili yazı: “Beat It” Demo…. Sadece Michael Jackson’ın Sesi ile…

 

İlgili yazı: “Müzik Endüstrisine Bakış”

1. bölüm | 2. bölüm | 3. bölüm | 4. bölüm | 5. bölüm | 6. bölüm

 

İlgili yazı: Bruce Swedien ile Vokal Kaydı Üzerine

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Fotoğraf: Pixabay

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment

Müzik Endüstrisine Bakış (6. Bölüm)

Birinci bölüm için tıklayınız – İkinci bölüm için tıklayınız

Üçüncü bölüm için tıklayınız – Dördüncü bölüm için tıklayınız

Beşinci bölüm için tıklayınız

 

“Müzik Endüstrisine Bakış” adlı yazı dizimin bu bölümünde IFPI (International Federation of the Phonographic Industry) 2018 Global Müzik Raporu’ndaki 2017 yılı verilerini inceleyip, 2014, 2015 ve 2016 yıllarının verileri ile karşılaştıracağım.

 

Global Gelirler

Yazı dizimin daha önceki bölümlerinde de bahsettiğim gibi, 1999 yılından beri sürekli düşüşte olan global müzik gelirleri yıllar sonra ilk defa, 2015 yılında, çok az da olsa bir artış sergilemişti. 2016 ve 2017 yıllarında bu artış devam etti ve geçtiğimiz yıl global müzik gelirleri 17.3 milyar dolara ulaştı.

Gelirlerdeki bu artış elbette çok olumlu bir gelişme ancak 2017 yılındaki gelirler toplamının 1999 yılındaki gelirler toplamının hala %68.4’ü olduğunu unutmamakta fayda var. Özet olarak müzik endüstrisi eski zenginliğine henüz daha yaklaşamadı.

Aşağıdaki grafikte müzik endüstrisinin 1999-2017 yılları arasındaki global gelirlerini bulabilirsiniz.

1999-2017 Müzik Endüstrisi Global Gelirler

*** Grafik: 1999-2017 Müzik Endüstrisi Global Gelirler

 

Daha önceki bölümlerde yazmıştım ama buraya da ekleyeyim… Global gelirler dört kalemden oluşuyor: ‘Physical’, ‘digital’, ‘performance rights’ ve ‘synchronization’.

  • ‘Physical’, plak ve CD satışlarından elde edilen gelirleri;
  • ‘digital’, download ve streaming gelirlerini;
  • ‘performance rights’, müziklerin radyo, televizyon ve benzeri kanallarda yayınlanması (umuma iletim) veya bar, otel gibi halka açık yerlerde çalınması yoluyla elde edilen gelirleri;
  • ‘synchronization’ ise müziklerin reklam, televizyon programı, film ve benzeri ticari işlerde kullanılması yoluyla elde edilen gelirleri kapsıyor.

 

Gelirlerin Dağılımı

IFPI’nin (2017 yılının verilerini kapsayan) 2018 Global Müzik Raporu’nda gelirlerin dağılımı şu şekilde:

  • ‘Physical’ (CD ve plak) %30
  • ‘Digital’ (download + streaming) %54
  • ‘Performance rights’ (umuma iletim + halka açık mekanlarda çalınma) %14
  • ‘Synchronization’ (film, TV, reklam senkronizasyon) %2

Plak ve CD satışlarının düşüşü devam ediyor. Bu, zaten beklenilen bir durum, o yüzden şaşırtıcı değil. Diğer yandan fiziksel satışların tüm gelirlerin hala %30’unu oluşturduğunu unutmamak gerekir. Bu azımsanacak bir yüzde değil.

Plak satışları artmaya devam etse de artık hemen hemen tepe noktasına ulaştığı tahmin ediliyor. Bundan sonraki yıllarda fazla bir artış olması beklenmiyor. Zaten her ne kadar ortada çok fazla plak satılıyormuş gibi bir algı olsa da, aslında plak satışları global gelirlerin sadece %3.7’sini oluşturuyor.

Diğer dikkat edilmesi gereken bir konu da bu yüzdelerin global dağılımı temsil ettiği. Yüzdeler ülkeden ülkeye değişkenlik gösteriyor. Örnek olarak fiziksel formatlar global olarak tüm gelirlerin %30’unu oluştururken bu oran Almanya’da %43, Japonya’da %72! Evet, Japonlar hala fiziksel formatı, özellikle de CD’yi tercih ediyorlar.

‘Performance right’ ve ‘synchronization’ gelirlerinin toplamı, tüm gelirlerin %16’sını oluşturuyor.

 

Geçmiş Yıllarla Karşılaştırma

Fiziksel ve dijital gelirler ilk defa 2014 yılında eşitlenmişti. Bu sebepten dolayı 2014 önemli bir yıldır. 2015 yılında dijital gelirler az farklı fiziksel gelirlerin önüne geçmişti. 2016 ve 2017 yıllarında dijital gelirlerin artışı devam etti.

2016 yılı içinde toplam gelirin %50’sini oluşturan dijital gelirler, 2017 yılında %8’lik bir artışla %54’e çıktı.

Dijital gelirlerin kendi içindeki dağılımına baktığımızda streaming gelirlerinin keskin bir artışla tüm dijital gelirlerin %70’ini oluşturduğunu görüyoruz. Bunun yanı sıra streaming gelirleri global gelirlerin %38’ini oluşturuyor ki bu oran tek başına toplam fiziksel gelirlerin oranından yüksek.

Son dört yıl içinde ‘performance right’ ve ‘synchronization’ gelirlerinde bir değişiklik görülmüyor. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında olduğu gibi 2017 yılında da bu gelirler aynı oranda devam ediyor.

 

Streaming Servisleri ve Ücretli Kullanıcılar

Spotify ve diğer streaming servislerini ücretli kullananların sayısı 2014 yılında 4 milyon, 2015 yılında ise 68 milyondu. 2016 yılında bu sayı 97 milyona (aile aboneliklerini dikkate aldığımızda 112 milyona) çıktı. 2017 yılında ücretli kullanıcılarda büyük bir artış oldu ve sayı 176 milyona çıktı!

 

En Büyük Pazarlar

2017 yılı gelirleri ülkelere bölündüğü zaman aşağıdaki gibi bir tablo ile karşılaşıyoruz.

1- Amerika Birleşik Devletleri
2- Japonya
3- Almanya
4- İngiltere
5- Fransa
6- Güney Kore
7- Kanada
8- Avustralya
9- Brezilya
10- Çin

 

Değerlendirme

Görünen o ki müzik endüstrisi streaming sayesinde bir hareket kazandı. Streaming servisleri ile müzik dinlemek, CD, plak ve download seçeneklerine göre çok daha kolay. İnsanlar her zaman (her zaman olmasa bile çoğu zaman) tercihlerini kolay olandan yana kullanıyorlar. Ücretli kullanıcı sayılarının artışına baktığımızda insanların bu kolaylık için para ödemeye razı olduklarını görüyoruz.

Tabii unutmamak gerekir ki YouTube hala en büyük streaming platformu ve bedava! Bu belki dinleyiciler için iyi bir şey olabilir ama sanatçılar, besteciler, firmalar ve genel olarak müzik endüstrisinde çalışan profesyoneller için (en azından telif ödemeleri açısından) çok da iyi bir şey değil.

IFPI’nin 2018 raporunda okuduğuma göre 2017 yılında Spotify’ın kullanıcı başına yapımcı firmalara ödediği miktar 20 dolar, YouTube’un ödediği miktar ise sadece 1 dolarmış!

Tabii her madalyonun iki yüzü var… Telif olarak gelir kaybı gibi gözükse de diğer yandan YouTube çok ciddi bir pazarlama platformu.

2018 yılı içinde streaming servislerinin daha da yaygınlaşmasını, fiziksel formatlardan elde edilen gelirlerin azalmasını ve YouTube üzerinde yapılan tartışmaların devam edeceğini tahmin etmek pek zor değil.

 

 

Kaynaklar: IFPI 2015, 2016, 2017, 2018 Global Music Report.

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: theglassdesk | Pixabay

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment

Müziğinizi iTunes, Apple Music, Spotify ve Benzeri Dijital Platformlara Nasıl Dağıtabilirsiniz?

Müzik ve dijital platform ya da müzik ve ‘streaming’ dediğimiz zaman akla ilk gelenler genelde iTunes, Apple Music ve Spotify oluyor. Aslına bakacak olursanız dünyada şu anda faaliyet göstermekte olan 200’den fazla dijital platform var.

Bir single ya da albüm çıkartıyorsunuz ve bunu dijital platformların tamamına ya da bir kısmına dağıtmak istiyorsunuz… Peki nasıl olacak bu iş?

 

Öncelikle Bilinmesi Gerekenler

Müziğinizi dijital platformlara dağıtmak için bir yapım şirketine bağlı olmanıza gerek yok. Bunu bireysel olarak da yapabilirsiniz. Benzer bir şekilde, herhangi bir meslek birliğine üye olmanıza da gerek yok. Kısacası ‘DIY’ (Do It Yourself – Kendin Yap) mantığı ile ilerleyebilirsiniz.

Elbette bu, yapım şirketlerine ya da meslek birliklerine hiç ihtiyacınız olmayacak anlamına gelmiyor. Yolun başındayken DIY mantığı kolay çalışıyor ancak işler büyüdüğünde bir şirketle çalışmak ya da şirketleşmek ve bir meslek birliğinden destek almak faydalı veya bazı durumlarda gerekli olabiliyor.

 

Aracı Servisler

Müziğinizi dijital platformlara kendiniz dağıtmaya karar verdiğinizde akla gelen soru hemen şu oluyor: “Onlarca hatta yüzlerce dijital platform var, ben bunların hepsine tek tek nasıl ulaşacağım?”

İyi haber, tek tek ulaşmanıza gerek yok! Zaten dijital platformların çoğu şirketlerden ve sanatçılardan doğrudan gelen single ve albüm yükleme taleplerini kabul etmiyorlar.

Dağıtım için bir aracı servis kullanmanız gerekiyor. Dijital platformlara müzik dağıtımı yapan servislere ‘aggregator’ adı veriliyor. Bir aracı servis sayesinde müziğinizi onlarca hatta yüzlerce dijital platforma dağıtmak çok kolay. Üstelik çok pahalı da değil.

 

Kazancınızın Size Ödenmesi

Türkiye içinde yaşıyorsanız işin en sıkıntılı kısmı bu! Aracı servisler dijital platformlardan sizin adınıza tahsilat yapıp daha sonra bu miktarı size ödüyor. Yurtdışında bu iş PayPal ya da çek ile kolayca halledilebiliyor. Türkiye’de PayPal kullanılamadığı için aracı servis seçerken ödemeyi banka transferi ile almanın mümkün olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Tabii bankalar uluslararası para transferlerinden ciddi komisyonlar alıyorlar.

 

Hangi Aracı Servis?

Zor soru! Dünyada birçok aracı servis var. Hepsi farklı farklı seçenekler ve paketler sunuyorlar. Ben aşağıda dört tanesini inceledim: TuneCore, CD Baby, DistroKid ve Ditto Music. Bu dört servis benim ya da çevremdekilerin kullandığı servisler ancak elbette diğerlerine de bakmakta, araştırma yapmakta fayda var.

 

TuneCore 2005 yılından beri faaliyet gösteren en deneyimli servislerden biri. 150’den fazla dijital platform ile çalışıyor. Dağıtım ücreti olarak albümlerden ilk yıl için 29.99 USD, sonraki her yıl için 49.99 USD; single ve tek parçalardan ise ilk yıl ve sonrasında her yıl için 9.99 USD alıyor. Dijital platformlardan elde ettiğiniz kazanç üzerinden herhangi bir komisyon almıyor. UPC (Universal Product Code) (barkod) ve ISRC (International Standard Recording Code) için ayrı bir ücret almıyor. Cover parçanız varsa mekanik hakların temin edilmesi işlemi için 15-59 USD arasında ücret alıyor. Ödemeleri çek, PayPal ve (sadece ABD içinde olmak üzere) banka transfer yoluyla yapıyor.

 

CD Baby 1998 yılında kurulmuş bir firma. DIY mantığı ile çalışan müzisyenlere kendi CD’lerini basıp satmaları için CD basımı, kapak tasarımı, barkod, CD’lerin posta yoluyla satışı gibi hizmetler veriyordu. DIY mantığına hep yakın birisi olduğum için CD Baby hep ilgimi çekmişti, benzer bir hizmetin bizim ülkemizde de olmasını istemiştim. CD Baby 2004 yılında dijital platformlara dağıtım yapıyor. Şu anda yaklaşık 100 platform ile anlaşması var. Dağıtım ücreti olarak albümlerden 49 USD, single ve tek parçalardan ise 9.95 USD alıyor. Bunlar tek seferlik ücretler, sonradan her yıl için tekrar ücret ödemek gerekmiyor. CD Baby dijital platformlardan elde ettiğiniz kazanç üzerinden %9 komisyon alıyor. ISRC ücretsiz ancak UPC için albümlerden 20 USD, single ve tek parçalardan ise 5 USD ücret alıyor. Cover parçanız varsa mekanik hakların temin edilmesi işlemi için 14.99 USD ücret alıyor. Ödemeleri çek, PayPal ve banka transfer yoluyla yapıyor.

 

DistroKid 2013 yılından beri faaliyet gösteren bir servis. 150’den fazla dijital platform ile çalışıyor. Dağıtım ücreti olarak sınırsız sayıda albüm ve single için yıllık (her yıl için) 19.99 USD alıyor. Dijital platformlardan elde ettiğiniz kazanç üzerinden herhangi bir komisyon almıyor. UPC ve ISRC için ayrı bir ücret almıyor. Cover parçanız varsa mekanik hakların temin edilmesi işlemi için aylık 1 USD ücret alıyor. Ödemeleri çek, PayPal ve banka transfer yoluyla yapıyor.

 

Ditto Music 2005 yılında kurulmuş, alanında en eski servislerden biri. 200’den fazla dijital platform ile çalışıyor. Dağıtım ücreti olarak sınırsız sayıda albüm ve single için yıllık (her yıl için) 19 USD (1 sanatçı), 29 USD (2 sanatçı) ve 69 USD (5 sanatçı) alıyor. Dijital platformlardan elde ettiğiniz kazanç üzerinden herhangi bir komisyon almıyor. UPC ve ISRC için ayrı bir ücret almıyor. Cover parçanız varsa mekanik hakların temin edilmesi işlemi herhangi bir hizmet sunmuyor, bunu kendiniz yapmak zorunda kalıyorsunuz. Ödemeleri PayPal ve banka transfer yoluyla yapıyor.

 

Kolay karşılaştırma için aşağıya bir tablo ekliyorum (üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz):

 

Diğer Aracı Servisler

Yukarıda da belirttiğim gibi, bu dört firma dışında daha bir çok servis var. Birkaç örnek olarak:

Bakmakta, araştırma yapmakta fayda var. Hepsi farklı farklı paketler ve seçenekler sunuyorlar.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Alexas_Fotos | Pixabay

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | 1 Comment

2017 Biterken 2016 ve 2017’nin En çok Satan Albümlerine Bir Bakış

2017 biterken hem bir önceki yılın, hem de içinde bulunduğumuz 2017’nin en çok satan albümlerine bir göz atalım istedim.

2016’da tüm dünyada en çok satan albümlerin listesini aşağıya ekliyorum. Bunun yanı sıra 2016’da Türkiye’de en çok satan albümü de yine aşağıda bulabilirsiniz.

2017 global satış verilerinin IFPI (International Federation of the Phonographic Industry) tarafından toplanıp rapor haline getirilmesi büyük ihtimalle 2018 Nisan’ı bulacakır. Diğer yandan, 2017’nin en çok satan albümlerini tahmin etmek o kadar da güç değil.

 

2017’nin Öne Çıkan Albümleri

 

2017 yılı içinde yayınlanan albümler arasında satış grafiği olarak öne çıkanlar şunlar:

  • Ed Sheeran – ÷ (Divide)
  • Kendrick Lamar – DAMN
  • Drake – More Life
  • Migos – Culture
  • Future – Future
  • The Chainsmokers – Memories… Do Not Open

Listenin ağırlıklı olarak rap ve hip hop sanatçılarından oluşması hemen dikkat çekiyor. 1970 ve 1980’lerde ‘underground’ olan bu müzik türlerinin günümüzde artık ‘mainstream’ olması dikkat çekiyor.

 

2017 ve Taylor Swift

 

2017’de Taylor Swift’e özel bir yer ayırmak gerekiyor. Swift’in altıncı stüdyo albümü Reputation, ilk dört günde sadece Amerika’da 1 milyondan fazla sattı. Global olarak durum ne olur bilinmez ama Reputation (Kasım ayında çıkmış olmasına rağmen, sadece iki ay içinde) Amerika’da 2017’nin en çok satan albümü olma yolunda ilerliyor.

Taylor Swift her yaptığı ile ses getirmesini iy bilen bir sanatçı. Pop yıldızlarının iş ve pazarlama stratejileri genelde bu işin profesyonelleri tarafından geliştirilir ve uygulanır. Taylor Swift’in çok başarılı bir ekibi olduğu su götürmez bir gerçek ancak diğer pop yıldızlarından farklı olarak Swift, stratejilerini kendi kuruyor ve kararlarını kendi veriyor. Music and Media dersimde müzik endüstrisi üzerine de eğildiğimiz için kendisini yakından takip ediyorum.

 

2016’da Tüm Dünyada En Çok Satan Albümler

 

Aşağıda IFPI (International Federation of the Phonographic Industry) tarafından hazırlanan rapora göre 2016’da tüm dünyada en çok satan albümlerin listesini bulabilirsiniz.

Listeye fizikselin yanı sıra dijital satışlar da dahil edilmiş. Ülkeden ülkeye farklılık gösterse de 1 ünite satış genel olarak şu şekilde tanımlanıyor:

  • satılan her bir fiziki albüm (LP ya da CD)
  • aynı albümden 10 adet download şarkı
  • aynı albümden 1500 adet audio/video streaming şarkı

IFPI’nin oluşturduğu liste aşağıdaki gibi:

1- BEYONCE – Lemonade [2.5 milyon]
2- ADELE – 25 [2.4 milyon]
3- DRAKE – Views [2.3 milyon]
4- METALLICA – Hardwired… To Self Destruct [2.1 milyon]
5- DAVID BOWIE – Blackstar [1.9 milyon]
6- THE ROLLING STONES – Blue & Lonesome [1.8 milyon]
7- BRUNO MARS – 24k Magic [1.7 milyon]
8- TWENTY ONE PILOTS – Blurryface [1.5 milyon]
9- COLDPLAY – A Head Full of Dreams [1.4 milyon]
10- PENTATONIX – A Pentatonix Christmas [1.4 milyon]

 

2016’da Türkiye ve Tarkan

 

IFPI tarafından hazırlanan raporda ülke bazında listeler de yer alıyor. Buna göre 2016 yılında Türkiye’de en çok satan albüm Tarkan’ın dokuzuncu stüdyo albümü Ahde Vefa. Tarkan’ın ilk Türk Sanat Müziği albümü olan Ahde Vefa, iTunes Store üzerinden 35 ülkede satışa sunulmuş ve Türkiye’nin yanı sıra Azerbeycan, İngiltere, Danimarka ve Almanya gibi ülkelerde de iTunes listelerine girmişti.

 

İlgili Yazılar

 

Kaynaklar

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Yvette de Wit – Unsplash

© 2017 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment

Şarkı Sözlerindeki Tekrarlar İle Ticari Başarı Arasındaki İlişki

Kitaplarda ya da metinlerde cümleler, paragraflar tekrar etmez. Filmlerde sahneler, replikler tekrar etmez. Örnekleri çoğaltabiliriz. Müzikte ise, diğerlerinden farklı olarak, tekrarlama oldukça sık karşılaştığımız, hatta müziğin temel yapı taşlarından biri olarak kabul edebileceğimiz bir özelliktir. Davul ritmleri, melodiler, sözler ve diğer ögeler parça içinde tekrar eder. Diğer yandan, sevdiğimiz bir parçayı tekrar tekrar dinlemek de hoşumuza gider. Aynı filmi iki defa seyretmeyen, aynı kitabı iki defa okumayan birçok insan vardır ama hemen hemen herkes aynı parçayı birçok defa dinler.

Şarkı sözlerini ele alacak olursak, popüler müzik türlerinde sözlerin bazılarının parça içinde defalarca tekrarlandığını görürüz. Elizabeth Hellmuth Margulis, On Repeat: How Music Plays the Mind adlı kitabında, parça içinde sürekli tekrarlanan sözlerin bir süre sonra anlamlarını kaybettiklerini ve bir ses yumağı haline geldiklerini söylüyor. Buna İngilizcede “semantic satiation” adı veriliyor. Türkçeye “anlamsal doygunluk” olarak çevirebiliriz. Margulis, tekrarları dinleyiciye parçaya katılmaları için yapılmış bir davet olarak görüyor. Tekrarlar sayesinde dinleyici sesli veya sessiz olarak parçaya eşlik ediyor, bu da dinleyicide parçayı sonradan tekrar dinleme isteği yaratıyor. Bu açıdan baktığımızda hit olmuş parçalarda sözlerin sürekli tekrarlanıyor olmasına şaşırmamak gerekir.

VH-1 Music, tüm zamanların sözleri en çok tekrarlanan parçalarını bir liste haline getirmiş. Listeyi aşağıya kopyalıyorum. Parantez içindeki rakamlar tekrar sayısını gösteriyor.

  • “Roxanne” – The Police – Tekrarlanan söz: “Roxanne” (27)
  • “Tubthumping” – Chumbawamba – Tekrarlanan söz: “I get knocked down” (28)
  • “Let It Be” – The Beatles – Tekrarlanan söz: “Let it be” (36)
  • “Say What You Need to Say” – John Mayer – Tekrarlanan söz: “Say what you need to say” (36)
  • “New Day Rising” – Hüsker Dü – Tekrarlanan söz: “New day rising” (37)
  • “Womanizer” – Britney Spears – Tekrarlanan söz: “Womanizer” (39)
  • “I’m Your Captain” – Grand Funk Railroad – Tekrarlanan söz: “I’m getting closer to my home” (41)
  • “My Name Is” – Eminem – Tekrarlanan söz: “”My name is” (48)
  • “She Got a Donk” – Soulja Boy – Tekrarlanan söz: “She got a donk” (49)
  • “My Humps” – The Black Eyed Peas – Tekrarlanan söz: “My hump” (55)
  • “Halo” – Beyonce – Tekrarlanan söz: “”Halo” (67)
  • “Surfin’ Bird” – The Trashmen – Tekrarlanan söz: “Bird” (85)
  • “Lovely Day” – Bill Withers – Tekrarlanan söz: “Lovely day” (95)
  • “Birthday Cake” – Rihanna – Tekrarlanan söz: “Cake” (106)
  • “This Is the Song That Doesn’t End – Lampchop – Tekrarlanan söz: “This is the song that doesn’t end, yes it goes on my friend” (sonsuz)

University of California’da yapılan bir araştırmaya göre sözlerin tekrarları parçanın ticari ya da liste başarısında önemli bir rol oynuyor. Çalışmanın bir parçası olarak bir de liste hazırlanmış Aşağıya kopyaladığım bu listede 1960’lardan bu yana müzik listelerinde bir numara olmuş parçalar arasında en çok nakarat tekrarına sahip parçaları bulabilirsiniz. Her on yıl için iki parça listelenmiş. Bu parçalarda nakarat en az yedi defa tekrarlanıyor.

1960’lar

  • “El Paso” – Marty Robbins
  • “In the Year 2525” – Zager and Evans

1970’ler

  • “Photograph” – Ringo Starr
  • “Jive Talkin'” – Bee Gees

1980’ler

  • “We Are the World” – USA for Africa
  • “Shout” – Tears for Fears

1990’lar

  • “Baby, Baby” – Amy Grant
  • “Hypnotize” – Notorious B.I.G.

2000’ler

  • “U Remind Me” – Usher
  • “I’m Real” – Jennifer Lopez

2010’lar

  • “S&M” – Rihanna
  • “Set Fire to the Rain” – Adele

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Pixabay

© 2017 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik, Müzik Endüstrisi | Leave a comment

RIAA Verilerine Göre Gelmiş Geçmiş En Çok Satan Albümler

Aşağıda, RIAA verilerine göre şu ana kadar gelmiş geçmiş en çok satan albümlerin listesini bulabilirsiniz.

Listeye geçmeden önce birkaç açıklama yapmakta fayda var.

RIAA (Recording Industry Association of America), Amerika Birleşik Devletleri’nde Gold (altın), Platinum (platin) ve Diamond (elmas) plak sertifikalarını ve ödüllerini veren kuruluştur. Bu sertifikalar ve ödüller sadece ABD içindeki satışları yansıtır, diğer ülkelerdeki satışlar dahil edilmez.

  • Altın plak sertifikası için 500,000 ünite;
  • Platin plak sertifikası için 1,000,000 ünite;
  • Elmas plak sertifikası için de 10,000,000 ünite satış gerekmektedir.

Orijinal olarak 1 ünite, satılan her bir plak (LP) ya da CD’ye karşılık geliyordu (“physical sales”). Daha sonra, iTunes Store üzerinden yapılan dijital satışların (“downloads”) ve ardından Spotify, YouTube gibi servisler aracılığı ile internet üzerinden müzik dinleme (“streaming”) alışkanlıklarının artması üzerine RIAA yeni düzenlemeler getirdi.

RIAA’ın son düzenlemelerine göre 1 ünite,

  • satılan her bir fiziki albüm (LP ya da CD)
  • aynı albümden 10 adet download şarkı
  • aynı albümden 1500 adet audio/video streaming şarkı

olarak tanımlanıyor.

Physical sales, downloads ve streaming ünitelerinin toplam sonucunda altın, platin ve elmas plak ödülleri veriliyor.

 

En Çok Satan Albümler

 

RIAA verilerine göre gelmiş geçmiş en çok satan albümlerin listesi şöyle (ilk 20):

1- MICHAEL JACKSON – Thriller (Epic) [33 milyon]

2- EAGLES – Their Greatest Hits 1971-1975 (Elektra) [29 milyon]

3- BILLY JOEL – Greatest Hits Volume I & Volume II (Columbia) [23 milyon]

4- LED ZEPPELIN – Led Zeppelin IV (Atlantic) [23 milyon]

5- PINK FLOYD – The Wall (Columbia) [23 milyon]

6- AC/DC – Back in Black (Epic) [22 milyon]

7- GARTH BROOKS – Double Live (Capitol Nashville) [22 milyon]

8- FLEETWOOD MAC – Rumours (Warner Bros) [20 milyon]

9- SHANIA TWAIN – Come on Over (Mercury Nashville) [20 milyon]

10- THE BEATLES – The Beatles (Apple) [19 milyon]

11- GUNS N’ROSES – Appetite for Destruction (Geffen) [18 milyon]

12- BOSTON – Boston (Epic) [17 milyon]

13- ELTON JOHN – Greatest Hits (Island) [17 milyon]

14- GARTH BROOKS – No Fences (Capitol) [17 milyon]

15- THE BEATLES – The Beatles 1967-1970 (EMI) [17 milyon]

16- WHITNEY HOUSTON – The Bodyguard (Soundtrack) (Arista) [17 milyon]

17- ALANIS MORISSETTE – Jagged Little Pill (Maverick) [16 milyon]

18- EAGLES – Hotel California (Asylum) [16 milyon]

19- HOOTIE & THE BLOWFISH – Cracked Rear View (Atlantic) [16 milyon]

20- LED ZEPPELIN – Physical Graffiti (Swan Song) [16 milyon]

Satış sayılarına her ne kadar downloads ve streaming dahil edilmiş olsa da, yeni jenerasyon sanatçılar arasında listenin üst sıralarında yer alan henüz yok. Tepeye en yakın olarak Adele’in 21 albümünü görüyoruz (14 milyon satışla 29. sırada).

 

En Çok Satan Sanatçı ve Gruplar

 

RIAA’ın bir de tüm albümlerinin satış toplamları temel alınarak oluşturulan en çok satış yapan sanatçılar listesi var. İlk 20 şöyle:

1- The Beatles [178 milyon]

2- Garth Brooks [148 milyon]

3- Elvis Presley [136 milyon]

4- Led Zeppelin [111.5 milyon]

5- Eagles [101 milyon]

6- Billy Joel [82.5 milyon]

7- Michael Jackson [81 milyon]

8- Elton John [78 milyon]

9- Pink Floyd [75 milyon]

10- AC/DC [72 milyon]

11- George Strait [69 milyon]

12- Barbra Streisand [68.5 milyon]

13- The Rolling Stones [66.5 milyon]

14- Aerosmith [66.5 milyon]

15- Bruce Springsteen [65.5 milyon]

16- Madonna [64.5 milyon]

17- Mariah Carey [64 milyon]

18- Metallica [63 milyon]

19- Whitney Houston [57 milyon]

20- Van Halen [56.5 milyon]

Bu listeki sanatçı ve gruplar, en çok satan albümler listesindekilere göre değişiklik gösteriyor. Tek bir albümü rekor seviyede satmamış olsa da, kariyerleri boyunca başarılı albümlere imza atmış Elvis Presley, George Strait, The Rolling Stones, Aerosmith, Bruce Springsteen, Madonna, Mariah Carey, Metallica ve Van Halen gibi sanatçı ve grupları bu listede görebiliyoruz.

 

İlgili yazı: “Müzik Endüstrisine Bakış”

1. bölüm | 2. bölüm | 3. bölüm | 4. bölüm | 5. bölüm | 6. bölüm

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Fotoğraf: Pixabay ve Pexels

© 2017 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | 1 Comment

Müzik Endüstrisine Bakış (5. Bölüm)

Birinci bölüm için tıklayınız – İkinci bölüm için tıklayınız

Üçüncü bölüm için tıklayınız – Dördüncü bölüm için tıklayınız

“Müzik Endüstrisine Bakış” adlı yazı dizimin 20 Mayıs 2016 tarihinde yayımladığım dördüncü bölümünde, streaming gelirlerinin 2013 yılından itibaren tüm dünyada artmaya başladığından bahsetmiştim. Bu bölümde IFPI (International Federation of the Phonographic Industry) 2017 Global Müzik Raporu’ndaki 2016 yılı verilerini inceleyip, 2014 ve 2015 yıllarının verileri ile karşılaştıracağım.

 

Global Gelirler

1999 yılından beri sürekli düşüş gösteren global müzik gelirleri yıllar sonra ilk defa, 2015 yılında, az da olsa bir artış sergilemişti. Aşağıdaki grafikte de görebileceğiniz gibi 1999 yılında 23.8 milyar dolar olan global müzik gelirleri 2014 yılında 14.3 milyar dolara kadar düşmüştü. 2015 yılında ufak bir hareketlenme olmuş ve gelirler 14.8 milyar dolara çıkmıştı. 2016 yılında bu hareketlenme biraz daha arttı ve global gelirler 15.7 milyar doları buldu. Eskiye göre kıyasladığımızda bu sayılar küçük kalıyor ama düşmenin durup, az da olsa bir yükselmenin başlamış olması genel olarak umut verici olarak yorumlanıyor.

1999-2016 Müzik Endüstrisi Global Gelirler

 

Global gelirler dört kalemden oluşuyor: ‘Physical’, ‘digital’, ‘performance rights’ ve ‘synchronization’.

  • ‘Physical’, plak ve CD satışlarından elde edilen gelirleri;
  • ‘digital’, download ve streaming gelirlerini;
  • ‘performance rights’, müziklerin radyo, televizyon ve benzeri kanallarda yayınlanması (umuma iletim) veya bar, otel gibi halka açık yerlerde çalınması yoluyla elde edilen gelirleri;
  • ‘synchronization’ ise müziklerin reklam, televizyon programı, film ve benzeri ticari işlerde kullanılması yoluyla elde edilen gelirleri kapsıyor.

 

Gelirlerin Dağılımı

IFPI’nin (2016 yılının verilerini kapsayan) 2017 Global Müzik Raporu’nda gelirlerin dağılımı şu şekilde:

  • ‘Physical’ (CD ve plak) %34
  • ‘Digital’  (download + streaming) %50
  • ‘Performance rights’ (umuma iletim + halka açık mekanlarda çalınma) %14
  • ‘Synchronization’  (film, TV, reklam senkronizasyon) %2

Plak ve CD satışları her ne kadar düşüşte olsa da fiziksel satışlar hâlâ önemli bir yüzdeye sahip. 2016 yılında fiziksel satışlar, toplam gelirin %34’ünü oluşturmuş. Tabii unutmamak lazım ki bunlar global sonuçlar. Ülkeler arasında büyük farklılıklar olabiliyor. Örnek olarak CD, Norveç’te artık neredeyse yok olmuş bir format. Diğer yandan Japonya ve Almanya gibi iki önemli pazarda CD satışlarının büyük miktarlarda devam ediyor olması global sonuçları ve yüzdeleri etkiliyor.

Download ve streaming gelirlerini kapsayan dijtal toplam gelirler 2016’da önemli bir artışla toplam gelirin %50’sini oluşturmuş. Burada streaming’in rolü büyük. Dijital gelirlerin kendi içinde dağılımı ise streaming %59, download %41 şeklinde.

‘Performance right’ ve ‘synchronization’ gelirlerinin toplamı, tüm gelirlerin %16’sını oluşturuyor.

 

2014 ve 2015 ile Karşılaştırma

2014 müzik endüstrisi açısından önemli değişimlerin sinyalini veren bir yıldı çünkü ilk defa bu yılda dijital ve fiziksel gelirler eşit hale geldi. 2015 yılında beklenen oldu ve dijital gelirler fiziksel gelirlerin önüne geçti.

2014, 2015 ve 2016 verilerinin bulunduğu tabloya baktığımızda fiziksel gelirlerin sert bir şekilde düşüşte olduğunu görüyoruz. 2014 yılında toplam gelirin %42’sini oluşturan fiziksel satışlar, 2015 yılında %39, 2016 yılında ise %34’e gerilemiş. Diğer yandan 2014 yılında toplam gelirin %42’sini oluşturan dijital gelirler, 2015 yılında %45, 2016 yılında ise %50’ye çıkmış. ‘Performance rights’ ve ‘synchronization’ gelirlerinin dağılımında son üç yılda herhangi bir değişiklik görmüyoruz. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında ‘performance rights’ toplam gelir içinde %14, synchronization ise %2’lik paya sahip.

Streaming, 2014 yılında dijital gelirlerin %32’sini oluşturuyordu, diğer bir deyişle download gelirleri, streaming gelirlerinin iki katından fazlaydı. Streaming gelirleri 2015 yılında artışa geçti ve 2016 yılında dijital gelirlerin %59’unu oluşturdu. İki yıl içindeki bu artış gerçekten çok dikkat çekici.

Download’un yanı sıra fiziksel satışlarda da yaşanan düşüşle birlikte streaming’in genel tablo içindeki payı ciddi bir şekilde arttı. 2014 yılında toplam gelir içinde %13.5’lik bir dilime sahip olan streaming’in 2016 yılındaki payı %29.5’e ulaştı.

2014 yılında 1.95 milyar dolar, 2015 yılında 2.88 milyar dolar, 2016 yılında ise 4.60 milyar dolar olan streaming gelirlerinin Vivendi tarafından hazırlanan bir raporda 2020 yılında 16.5 milyar dolar, MIDIa Research tarafından hazırlanan başka bir raporda ise 2025 yılında 20 milyar dolar olması tahmin ediliyor.

 

Streaming Servisleri ve Ücretli Kullanıcılar

Streaming’in böylesine ciddi bir yükselişte olması streaming servislerini ücretli olarak kullanan abonelerin sayısı ile doğru orantılı. 2014 yılında 4 milyon olan ücretli abone sayısı, 2015’te 68 milyon, 2016’da ise 97 milyona çıktı. Aile abonelikleri ile birlikte 2016 sonunda tüm dünyada toplam 112 milyon ücretli streaming kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor.

Streaming pazarında en büyük pay 50 milyon ücretli kullanıcı ile Spotify’ın. Onu hemen arkasından 27 milyon ile Apple Music takip ediyor.

> Altıncı bölüm için tıklayınız

 

Kaynaklar: IFPI 2015, 2016, 2017 Global Music Report.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Fotoğraf: Rare Groove Bryan & Pexels

© 2017 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Müzik Endüstrisi | Leave a comment