Ses ve Müzik Teknolojileri

True Peak Nedir ve Neden Önemlidir?

Yakın zamana kadar dijital ortamda sinyal ile ilgili konuşurken ‘peak’ dediğimiz zaman aslında ‘sample peak’ten bahsediyorduk. Son yıllarda, özellikle EBU tarafından radyo ve televizyon yayınlarının ses seviyeleri ile ilgili olarak yapılan düzenlemelerden sonra, ‘sample peak’ ile birlikte bir de ‘true peak’ terimi günlük kullanımımıza girdi. Her ikisi de ‘peak’ ancak aslında birbirlerinden farklılar.

 

Sample Peak

Sample peak, analog sinyalden örneklenerek dijital ortama aktarılmış sinyalin genliğinin (amplitude) en üst noktasıdır. Diğer bir deyişle, sample peak, dijital sinyaldeki örneklerin (sample’ların) ulaştığı en üst seviyedir. Dijital ortamda sinyal yüksekliği için dBFS kullanılır. 0 dB, dBFS skalasındaki en üst noktadır.

Buradan yola çıktığımızda sinyal yüksekliği 0 dBFS’i geçmediği zaman sorun olmaması gerekiyor. Buna dayanarak yıllardan beri hemen hemen tüm master ses dosyaları, biraz da hata için marj bırakmak adına, hep maksimum -0.2 dBFS veya -0.3 dBFS seviyesinde tutuldu.

Aslında durum tam öyle değil… İşin farklı bir yönü daha var…

 

True Peak

Şimdi bir de true peak’e bakalım… Yukarıda da belirttiğim gibi, sample peak yöntemi ile ölçüm yaparken sinyaldeki sample’ların yüksekliğini ölçmüş oluyoruz. Diğer yandan, dijital sinyal hoparlörlere gönderilmek üzere dijital/analog çevrim yapılırken aşağıdaki görselde görebileceğiniz gibi sinyal seviyesi örnekler (sample’lar) arasında örneklerin seviyesinden daha yüksek olabiliyor.

İki örnek arasında seviyesi örneklerin kendisinden daha yüksek olan noktalara “inter-sample peak” adı veriliyor ve bunlar true (gerçek) peak olarak nitelendiriliyor.

 

True Peak Değerinin Önemi

Birçok durumda true peak, sample peak değerine göre daha yüksek oluyor. True peak ile sample peak arasında fark çok küçükse hoparlörden çıkan sinyalde bozulma olup olmadığı duyulmayabiliyor. Diğer yandan fark büyükse, kulakla duyulabilecek bozulmalar ortaya çıkabiliyor. Sinyali duymak için mutlaka dijital/analog çevrim yapıp hoparlöre göndermek zorunda olduğumuzu göz önüne aldığımızda, true peak ölçüm metodunun önemi ortaya çıkıyor.

 

True Peak Meter

DAW’ların çoğunda örneklerin peak noktalarını gösteren Sample Peak Program Meter (SPPM) bulunuyor. Inter-sample peak noktalarını ölçmek için ITU-R BS.1770 ve EBU R128 gibi standartlarla uyumlu plug-in’ler kullanmak gerekiyor.

Piyasada farklı firmalar tarafından üretilen birçok plug-in var. Bunlardan bazıları:

Ücretsiz true peak meter plug-in’leri de mevcut. Bunlardan Youlean Loudness Meter 2 ve TBProAudio mvMeter 2’nin linklerini daha önceki blog yazılarımda paylaşmıştım: Ücretsiz Plug-in’ler (12) ve Ücretsiz Plug-in’ler (15).

 

True Peak Limiting

Bazı plug-in’ler hem ölçüm hem de limiter görevi görüyor. Örnek olarak Waves WLM Plus Loudness Meter’ı gösterebiliriz.

Bazı firmalar da true peak limiting için ayrıca plug-in üretiyorlar. Bunlardan bazıları:

Ek bilgi olarak, popüler mastering plug-in’lerinden Izotope Ozone 8 üzerinde de true peak limiting özelliği bulunuyor.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | Leave a comment

2018 DAW Anketi

2016 yılının Aralık ayında “yabancı dergiler ve web siteleri her yıl anketler yapıyorlar, bir tane de bizden olsun” diyerek DAW (Digital Audio Workstation) tercihi üzerine iki sorudan oluşan çoktan seçmeli bir anket hazırlamıştım. Anket oldukça ilgi gördü. Aynı anketi 2017 yılında da tekrarladım.

206 ve 2017 anket sonuçlarına şu linklerden ulaşabilirsiniz:

DAW anketini bu sene de yapıyorum. Bu sefer birkaç ek soru var. Bir de sizlerden gelen istekler üzerine “ikinci tercih” opsiyonunu da ekledim. Son yıllarda artık birçoğumuz birden fazla DAW kullanmaya başladık. Bu sebepten “ikinci tercih” seçeneğini eklemek bence isabetli bir karar oldu. Tavsiyeler için teşekkür ederim.

Çok kısa bir süre içinde cevaplayabileceğiniz 2018 DAW anketine aşağıdaki kutucuk içinde bulunan form aracılığı ile hemen katılabilirsiniz.

Anket 3 Aralık 2018 – 3 Ocak 2019 tarihleri arasında açık kalacak. Sonuçları 7 Ocak 2019 tarihinde burada açıklayacağım.

Bu sayfayı paylaşarak anketin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Teşekkürler!

 

 

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

 

 

Kitaplar ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için lütfen görsellerin veya başlıkların üzerine tıklayınız:

 

Ses Kayıt ve Müzik Teknolojileri (SKMT) – 10. basım (2017)

 

Miks Üzerine: Müzik Prodüksiyonlarında Miks Teknikleri ve Çeşitli Yaklaşımlar (MPMT) – 2. basım (2018)

 

Onen_STP_2_AMEK_Background_1024x541

Synthesizer Teknolojileri ve Programlama: Geçmişten Günümüze Popüler Sentez Teknikleri (STP) – 2. basım (2016)

 

 

 

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | Leave a comment

Monitör Kalibrasyon Seviyeleri Üzerine… (3. Bölüm)

Bu yazı dizisi üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm için tıklayınız. İkinci bölüm için tıklayınız.

 

Küçük Stüdyolar, Televizyon ve Video İçin Kalibrasyon Seviyeleri

Küçük stüdyolar ve evler için hazırlanan televizyon ve video programları için kalibrasyon seviyeleri biraz daha farklı. Dinleme yapılan mekânlar küçük olduğu için yukarıda belirtilen seviyeler fazla yüksek gelebiliyor.

En azından şunu söyleyebiliriz, yukarıda belirtilen seviyelerde her ne kadar çelişkiler olsa da hepsinin ortak bir görüşü var, o da küçük mekânlar için kalibrasyon referans seviyelerinin düşük tutulması gerektiği.

Bob Katz, radyo ve televizyon gibi yayın formatları için kalibrasyon referans seviyesinin sinemalara göre 8 dB daha düşük olacak şekilde seçilmesini öneriyor, yani K-12 skalasının kullanılmasını tavsiye ediyor.

K-12 | -12 dBFS = 83 dBC ya da bunu -20 dBFS = 75 dBC olarak da düşünebiliriz.

 

Tomlinson Holman, televizyon, video gibi ev formatları için kalibrasyon seviyesini -20 dBFS referans sinyali ile 78-83 dBC arasında bir değer olarak öneriyor.

Pink noise | -20 dBFS = 78-83 dBC (slow response)

 

Netflix ‘theatretical’ olmayan ve ‘nearfield’ monitörler ile yapılan miksler için kalibrasyon seviyesini -20 dBFS referans sinyali ile 79 dBC veya 82 dBC olarak öneriyor. Bu arada Netflix ek olarak sinyal seviyesinin -2 dBFS (true peak) üzerine çıkmamasını şart koşuyor.

Pink noise | -20 dBFS = 79-82 dBC (slow response)

 

Müzik Miksleri İçin Kalibrasyon Seviyeleri

Bob Katz, popüler müzik miksleri için kalibrasyon referans seviyesinin sinemalara göre 6 dB daha düşük olacak şekilde seçilmesini öneriyor, yani K-14 skalasının kullanılmasını öneriyor.

K-14 | -14 dBFS = 83 dBC ya da bunu -20 dBFS = 77 dBC olarak da düşünebiliriz.

 

Tomlinson Holman müzik için standart olmadığını söylüyor ve kalibrasyon seviyesini -20 dBFS referans sinyali ile 78-93 dBC arasında bir değer olarak öneriyor.

Pink noise | -20 dBFS = 79-83 dBC (slow response)

 

 

Sonuç ve Ev Stüdyoları için Tavsiye

Stüdyo monitörlerinin kalibre edilmesinin arkasında yatan mantığın aslında sinema endüstrisine dayandığını yazımın başında belirtmiştim. Kalibrasyon hem aynı stüdyoda farklı parçalar/filmler ve miksler ile çalışırken tutarlılığı sağlamak hem de farklı stüdyolar/sinemalar arasında bir standart tutturabilmek adına çok önemli. Sinema endüstrisi bunu büyük ölçüde başarmış. Müzik endüstrisinde ise böyle bir standart maalesef henüz yok.

Ses Kayıt ve Müzik Teknolojileri adlı kitabımda bir insanın evinde müzik dinlediği ses basınç seviyesinin ortalama olarak 75-85 dB SPL olduğu yazmıştım. Diğer yandan stüdyolarda genelde çok daha yüksek seviyelerle çalışıldığı için kalibrasyonun 90 dB SPL’e göre yapılabileceğini de yazmıştım. Aslında bu değerler Tomlinson Holman’ın müzik için verdiği kalibrasyon değerlerine (78-93 dB SPL C-Weighting) yakın.

Sonuç olarak müzik için bir standart olmadığı için referans seviyemizi kendimiz seçmek zorundayız. Evde veya proje stüdyolarında nearfield monitörlerle çalışanlar için kalibrasyon seviyesi olarak benim tavsiyem, -20 dBFS referans seviyesi ile, -79 dB SPL veya -82 dB SPL (C-Weighting, slow response) olur.

Pink noise | -20 dBFS = 79 dBC veya -20 dBFS = 82 dBC (slow response)

 

Bu yazı dizisi üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm için tıklayınız. İkinci bölüm için tıklayınız.

Monitör kalibrasyonu için “Stüdyo Monitörleri Nasıl Kalibre Edilir?” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Ses basınç seviyesi ölçümleri ve A/C Weighting dengeleri ile ilgili olarak “Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Headroom ve seviyeler ile ilgili olarak “Headroom Nedir ve Neden Önemlidir?” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Chris Sansbury | Pixabay

Ev stüdyosu fotoğrafı: Paulette Wooten | Unsplash

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

 

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | 2 Comments

Monitör Kalibrasyon Seviyeleri Üzerine… (2. Bölüm)

Bu yazı dizisi üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm için tıklayınız. Üçüncü bölüm için tıklayınız.

 

Çelişki

Yapılan hatanın fark edilmesinden sonra -20 dBFS = 83 dBC (ya da -18 dBFS = 85 dBC) olarak kabul edilen ve Tomlinson Holman ile Bob Katz tarafından da bu şekilde olduğu öne sürülen referans seviyesinin son yıllardaki kalibrasyon uygulamalarıyla ters düştüğünü gözlemledim. Gördüğüm, okuduğum ve araştırdığım kadarıyla kalibrasyon seviyesi olarak -20 dBFS = 85 dBC referans alınıyor.

Araştırmaya devam ettim. SMPTE (Society of Motion Picture and Television Engineers) sunumlarının birinde Brian Vessa (Sony Digital Audio Mastering birimi yöneticisi) referans seviyesinin -20 dBFS = 85 dBC olduğunu belirtmiş.

Pink noise | -20 dBFS = 85 dBC (slow response)

 

Daha sonra Tomlinson Holman’ın 5.1 Surround System: Up and Running adlı kitabının 2008 yılında yayımladığı ikinci basımını inceledim. Holman, 2000 yılında çıkan ilk basımdaki -20 dBFS = 83 dBC olarak belirttiği referans seviyesini ikinci basımda herhangi bir açıklama yapmadan -20 dBFS = 85 dB SPL olarak değiştirmiş (her ikisi de C-Weighting, slow response).

Pink noise | -20 dBFS = 85 dBC (slow response)

 

Buna karşılık Bob Katz’ın sitesindeki makalelerinde referans seviyesi ile ilgili herhangi bir değişiklik ya da güncelleme yok.

 

Surround Sound: Up and Running – 2000 (sol) ve 2008 (sağ) basımı

 

NTi, XL2 cihazında kullanılan Cinema Meter eklentisinin kullanım kılavuzunda referans seviyesini -20 dBFS = 85 dBC olarak belirtiyor.

Netflix de “theatretical” (film standardında) yapılan miksler için referans seviyesini -20 dBFS = 85 dBC olarak kabul ediyor.

Bu aslında oldukça kafa karıştırıcı bir durum. Araştırmaya biraz daha devam edince en mantıklı açıklamayı Meyer Sound’dan Peter Soper’ın yazdığı “Calibrating Cinema Sound Systems” başlıklı teknik raporda buldum. Kabaca özetleyecek olursak Soper raporunda şunu söylüyor: Her pink noise ya da referans için kullanılan her test tonu aynı değil!

 

Her Pink Noise Aynı Değil!

Soper’in raporu üzerinden durumu biraz daha detaylı bir şekilde açıklamaya çalışayım… Neredeyse 0 dBFS’e dokunan ama kırpılmaya (clipping) girmeyen bir sinüs dalgasını ele alalım. Bu dalga 100% (tam) modülasyon kriterine uyuyor ancak bu dalganın RMS değeri ölçüldüğünde tam modülasyona göre 3 dB aşağıda çıkıyor. Tek frekansa (örneğin 1 kHz) sahip bu sinyalin peak ve RMS değerleri arasındaki bu 3 dB’lik fark, bu sinüs dalgasının 3 dB crest factor’a sahip olduğunu gösteriyor.

%100 modülasyona sahip bu sinyalin seviyesini %10 azalttığımızda sinyalin peak değeri -20 dBFS, RMS değeri ise -23 dBFS oluyor.

Tek frekansa sahip basit dalgalarda crest factor sabit olarak 3 dB ancak diğer yandan pink noise için durum farklı. Pink noise, yaklaşık 10-16 dB arasında değişken crest factor değerlerine sahip.

Soper, Meyer Sound olarak bunları göz önüne alarak -20 dBFS seviyesinde bir referans sinyali hazırladıklarını söylüyor. Bu sinyali hazırlarken pink noise sinyalinin seviyesini ‘true RMS’ metodu ile ölçerek referans sinüs dalgasının -23 dBFS RMS değerine göre kalibre etmişler. Aynı zamanda pink noise sinyalinin crest factor’ünü 12.3 dB’ye sabitlemişler. Bunların sonucunda Meyer Sound -20 dBFS referans sinyali ortaya çıkmış.

Soper’in raporundan anlıyoruz ki her pink noise ya da referans için kullanılan her test tonu aynı değil!

 

Bu yazı dizisi üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm için tıklayınız. Üçüncü bölüm için tıklayınız.

Ses basınç seviyesi ölçümleri ve A/C Weighting dengeleri ile ilgili olarak “Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Monitör kalibrasyonu için “Stüdyo Monitörleri Nasıl Kalibre Edilir?” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Headroom ve seviyeler ile ilgili olarak “Headroom Nedir ve Neden Önemlidir?” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Chris Sansbury | Pixabay

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

 

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | 1 Comment

Monitör Kalibrasyon Seviyeleri Üzerine… (1. Bölüm)

Bu yazı dizisi üç bölümden oluşmaktadır. İkinci bölüm için tıklayınız. Üçüncü bölüm için tıklayınız.

 

Stüdyo monitörlerinin kalibrasyonu arkasında yatan mantık aslında sinema endüstrisine dayanmaktadır. Filmlerin stüdyolarda yapılan ses miksleri, stüdyo ve sinema salonları arasındaki ses seviyesi farklılıklarından dolayı amaçlandığı gibi duyulmuyordu. Bu yetmiyormuş gibi aynı film bazı salonlarda çok yüksek, bazılarında ise çok düşük ses seviyesi ile oynatılıyordu.

Bu tutarsızlıklara son vermek adına 1970’lerin ortasında sinema ses sistemleri “standart” bir seviyeye göre kalibre edilmeye başlandı. Bu sayede filmlerin ses mikslerinin bütün sinema salonlarında (en azından seviye olarak) miksin yapıldığı stüdyodaki gibi duyulması amaçlanmıştı.

Standart seviye için test tonu pink noise; referans sinyal seviyesi 0 VU = +4 dBu; ses basınç seviyesi de 85 dB SPL (C-Weighting, slow response) olarak kabul edildi.

Pink noise | 0 VU = +4 dB = 85 dBC (slow response)

 

İlerleyen tarihlerde dijital sistemler kullanılmaya başlandığında referans sinyali 0 VU = -20 dBFS şeklinde kalibre edildi.

0 VU = -20 dBFS

 

Referans Sinyal Seviyesinde Hata!

Daha sonra dijital sistemlerde kullanılan referans seviyesinde bir hata olduğu fark edildi. Dijitale geçerken VU metre sinüs dalgası kullanılarak -20 dBFS’e göre kalibre edilmişti. VU metrenin RMS yöntemini kullanmadığı göz önüne alınmamıştı.

VU metreler ‘average responding meter’ olarak bilinir çünkü sinyal seviyesini ortalama alarak ölçerler. Sinüs dalgasının RMS değeri peak değerinin 0.707 katı, ortalama değeri ise peak değerinin 0.636 katıdır. Bu sebepten dolayı olarak pink noise’un RMS değeri ile kalibrasyon için kullanılan sinüs dalgasının seviyesi birbirini tutmamış oldu. Sonuçta önceki standardın 2 dB yanlış olduğu ortaya çıktı!

Bu durumda -20 dBFS = 83 dB SPL (C-Weighting, slow response) olmuş oldu.

 

Tomlinson Holman

Ses konusunda sinema sektöründe en deneyimli ve saygın isimlerden biri Tomlinson Holman’dır. Şu anda hâlen Apple’da ‘audio director’ olarak çalışan Holman, THX’i yaratan kişi olarak tanınır. Holman, THX’i 1983 yılında George Lucas’ın şirketi Lucasfilm’de çalışırken Star Wars: Return of the Jedi filmi için geliştirmiştir. THX ismi Tomlinson Holman’ın isminin baş harflerinden gelmektedir. ‘X’ de “crossover” ya da “experiment” kelimelerinin temsili için eklenmiştir. Tabii bu isim aynı zamanda George Lucas’ın ilk filmi THX 1138’e de bir göndermedir.

Holman, 2000 yılında yayımladığı 5.1 Surround System: Up and Running adlı kitabında referans seviyesini -20 dBFS = 83 dB SPL (C-Weighting, slow response) olarak almıştır.

Pink noise | -20 dBFS = 83 dBC (slow response)

 

Bob Katz ve K-System

Mastering dünyasının duayen isimlerinden Bob Katz, 2000 yılında Journal of Audio Engineering Society’de (JAES) yayımlanan “Integrated Approach to Metering, Monitoring, and Leveling Practices” adlı makalesinde, yukarıda bahsettiğim analogdan dijitale geçiş sırasında referans sinyali seviyesinde yapılan yanlışa değinmiş. Katz da Tomlinson Holman gibi referans seviyesini -20 dBFS = 83 dB SPL (C-Weighting, slow response) olarak almış ve bir de monitör seviye sistemi önermiş.

Bob Katz K-System. Görsel Katz’ın Digital Domain web sitesinden alınmıştır. İlgili sayfaya görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Bob Katz’ın K-System adını verdiği monitör sisteminde K-20 (papa), K-14 (mama) ve K-12 (baby) adlarında üç farklı skala bulunuyor. Sayılar, dB cinsinden headroom’a işaret ediyor. K-20 için 20 dB, K-14 için 14 dB, K-12 için ise 12 dB headroom bırakılıyor. K-System’deki tüm skalalarda normal çalışma seviyesi (0 dB) her zaman 83 dB SPL’e göre ayarlanıyor.

Aslında bunu biraz daha sabit bir şekilde düşünmek mümkün. Dijitalde çalıştığımız ve dBFS skalasını kullandığımız için referans seviyelerini aşağıdaki gibi ele alabiliriz:

K-20 | -20 dBFS = 83 dBC (slow response)

K-14 | -14 dBFS = 83 dBC (slow response)

K-12 | -12 dBFS = 83 dBC (slow response)

Katz, K-20 skalasını sinema miksleri, klasik müzik ve geniş dinamik alan gerektiren benzer uygulamalar; K-14 skalasını popüler müzik miksleri; K-12 skalasını ise radyo, televizyon ve benzeri yayın formatları için öneriyor.

 

Bu yazı dizisi üç bölümden oluşmaktadır. İkinci bölüm için tıklayınız. Üçüncü bölüm için tıklayınız.

 

Ses basınç seviyesi ölçümleri ve A/C Weighting dengeleri ile ilgili olarak “Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Monitör kalibrasyonu için “Stüdyo Monitörleri Nasıl Kalibre Edilir?” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Headroom ve seviyeler ile ilgili olarak “Headroom Nedir ve Neden Önemlidir?” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Chris Sansbury | Pixabay

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | 3 Comments

Ücretsiz Plug-in’ler (15)

Ücretsiz plug-in’ler serisi 15: Loudness Meter 2 (Youlean), PianoVerb (PSP), Acqua Ochre Homebrew EQ (Acustica), VHL-3C Vintage High/Low Filter (Black Rooster Audio).

 

Loudness Meter 2 (Youlean)

 

Youlean Loudness Meter 2, LUFS skalası kullanarak mono, stereo ve 5.1 surround sinyaller üzerinde ölçüm yapan bir plug-in. Aynı zamanda sinyaldeki ‘true peak’ değerini de ölçüyor.

ITU-R BS.1770 standardı ile uyumlu olan Youlean Loudness Meter 2 dünyadaki tüm yayın standartları için preset’lere sahip. Ücretli olan sürümünde Spotify, Apple Music, YouTube ve Tidal gibi streaming servisleri için de presetler bulunuyor.

Youlean Loudness Meter 2’nin penceresini istediğiniz gibi büyütüp küçültebiliyorsunuz. Bence bu da önemli bir özellik.

Kaçırmayın!

Mac: AU, AAX, VST | Win: AAX, VST | İndirmek için tıklayınız.

 

PianoVerb (PSP)

 

PianoVerb, piyano için geliştirimiş bir reverb plug-in’i değil… PianoVerb, piyanoyu reverb olarak kullanan bir plug-in. Aslında bu, yeni bir teknik değil. Piyanonun telleri susturulmamışsa oda veya mekân içindeki başka kaynaklardan gelen ses dalgaları telleri titreştirir. Piyanonun tellerini mikrofonlayıp bu titreşimleri kaydettiğinizde bir çeşit reverb elde etmiş olursunuz. PianoVerb de bu fikir üzerinden yola çıkılarak geliştirilmiş bir plug-in.

Mac: AU, AAX, RTAS, VST | Win: AAX, RTAS, VST | İndirmek için tıklayınız.

 

Acqua Ochre Homebrew EQ (Acustica)

 

Acqua Ochre Homebrew, bir parametrik EQ plug-in’i. Sinyali ‘low’ (35-315 Hz), ‘mid’ (315-2500 Hz) ve ‘high’ (2500-22000 Hz) olmak üzere üç farklı frekans aralığına bölüyor. Q değeri her aralık için 0.5 ile 4 arasında ayarlanabiliyor. +/-16 dB cut/boost yapmak mümkün.

Mac: AU, AAX, VST | Win: AAX, VST | İndirmek için tıklayınız.

 

VHL-3C Vintage High/Low Pass Filter (Black Rooster Audio)

 

VHL-3C Vintage High/Low Pass Filter, adından da anlaşılabileceği gibi, eski analog pasif filtre tasarımlarını emüle eden bir low-cut ve high-cut filtre plug-in’i. Ses örnekleri için aşağıdaki videoyu seyredebilirsiniz.

Mac: AU, AAX, VST | Win: AAX, VST | İndirmek için tıklayınız.

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | Leave a comment

Mikrofon ve Line Seviyeleri Arasındaki Fark

Mikrofon ve line bağlantıları bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Bazıları bu bağlantıların sadece konnektörlerle ilgili olduğunu sanıyor. XLR konnektörlerin sadece mikrofon, 1/4″ konnektörlerin ise sadece line bağlantılar için kullanıldığını düşünenleri, hatta mikrofon ve line arası bağlantılar için XLR-1/4″ çevirici kablo kullanmaya çalışanları bile gördüm. Öncelikle hemen belirteyim, “1/4″ ve XLR Konnektörler: Hangisi Ne İçin Kullanılır?” başlıklı yazımda da açıkladığım gibi 1/4″ TS, 1/4″ TRS ve XLR konnektörlerin farklı farklı kullanımları var. Diğer bir deyişle, XLR sadece mikrofon, 1/4″ ise sadece line için kullanılır diye bir kural yok.

Şimdi gelelim mikrofon ve line bağlantılarına…

Aslında bu ikisi arasındaki en önemli fark, sinyal seviyesi!

Açıklamaya line seviyesi ile başlayayım.

 

Line Seviyesi

Profesyonel cihazlarda sinyal seviyesi için birim olarak dBu kullanılıyor.

0 dBu = 0.775 Volt

Profesyonel cihazların seviyeleri genelde +4 dBu olarak kalibre ediliyor.

+4 dBU = 1.228 Volt

Yarı profesyonel ve ev tipi cihazlarda ise durum biraz farklı Bu tip cihazlarda sinyal yüksekliği için birim olarak dBV kulanılıyor.

0 dBV = 1 Volt

Kural olmasa da yarı profesyonel ve ev tipi cihazlarda referans seviyesi olarak genelde -10 dBV kullanılıyor.

-10 dBV = 0.316 Volt

Buna göre profesyonel ile yarı-profesyonel/ev tipi cihazların referans seviyeleri arasında 11.79 dB fark bulunuyor. Bu iki farklı tipteki cihazlar birbirlerine bağlandığı zaman referans seviyelerinin arasındaki voltaj farklılıklarından dolayı seviyelerde tutarsızlıklar oluyor.

Şimdi bu bilgiyi aklımızda tutalım ve mikrofon seviyelerine bakalım.

 

Mikrofon Seviyesi

Mikrofon seviyeleri genelde -60 dBu ile -40 dBu arasında değişiyor. Ortalama olarak -50 dBu olduğunu varsayalım. Buna göre profesyonel bir cihazın line girişi ile mikrofon çıkışı arasında 55 dB bir fark oluyor. Bu, çok büyük bir fark.

Mikrofonun çıkışını bir cihazın line girişine bağlarsanız aradaki bu 55 dB’lik farktan dolayı ses alamazsınız. Bu sebepten dolayı mikser, ses kartı, kamera ve benzeri ekipman üzerindeki mikrofon girişleri için bu cihazlar içine mikrofon pre-amplifikatörü bulunur. Kısaca ‘mic pre’ olarak tabir edilen bu amplifikatörler mikrofon seviyesini line seviyesine yükseltirler.

Diğer yandan, eğer bir cihazın line çıkışını başka bir cihazın mikrofon girişine bağlarsanız, bu sefer de 55 dB’lik farktan dolayı mikrofon girişi aşırı yükleme ile karşılaşıp sinyalde bozulma olur.

Her ne kadar yarı-profesyonel ve ev tipi cihazların line seviyeleri profesyonel cihazlara göre biraz daha düşük olsa da yukarıdaki her iki senaryo ve her iki sonuç bu cihazlar için de geçerli olacaktır.

Dolayısıyla yazının başında bahsettiğim çevirici kablolar ile yapılan mikrofon-line arası bağlantıların sağlıklı bir sonuç vermesi mümkün değil!

 

Radial Engineering J48 Active Direct Box (DI Box)

 

Mikrofon ve Line Seviyeleri Arasında Bağlantı

Yukarıda da belirttiğim gibi mikrofon seviyesini line seviyesine yükseltmek için bir mikrofon pre-amplifikatörü gerekiyor.

Line seviyesini mikrofon seviyesine düşürmek için ise DI box veya bir attenuator kullanılabilir. Piyasada farklı firmalar tarafından üretilen birçok DI box ve attenuator bulmak mümkün.

Shure A15LA (50 dB attenuator)

 

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Daniel Chekalov | Unsplash

Radial Engineering J48 Active Direct Box fotoğrafı Radial Engineering web sitesinden alınmıştır | Türkiye distribütörü: Elit Işık / Ses Teknolojileri

Shure A15LA fotoğrafı Shure web sitesinden alınmıştır | Türkiye distrübütörü: Atempo

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | Leave a comment

DAW İçindeki Çok Kanallı Projelerinizi Arşivlemek İçin Yöntemler

DAW içindeki çok kanallı projelerinizi arşivlemek farklı yöntemler mevcut. Benim kullandığım metotları kısaca başlıklar halinde listeleyecek olursam:

  1. Session dosyası ve klasörü olarak
  2. İşlenmemiş kanallar olarak
  3. İşlenmiş, otomasyon uygulanmış ve efekt eklenmiş kanallar olarak

Şimdi bu üç yöntemi biraz daha detaylı bir şekilde sizlere aktarayım.

 

1- Session Dosyası ve Klasörü

Projeyi session dosyası olarak saklamak için aslında çok fazla bir şey yapmaya gerek yok. Burada en önemli nokta tüm ses dosyalarının aynı (tercih olarak session dosyasının olduğu) klasörde olduğundan emin olmak. Eğer tüm dosyalar (session dosyası + ses dosyaları) aynı klasörde ise yapmanız gereken tek şey bu klasörü arşiv için kullandığınız diske kopyalamak.

Eğer disk alanından tasarruf etmek isterseniz kaydedilmiş veya session içine alınmış fakat parça içinde kullanmadığınız ses dosyalarını temizleyebilirsiniz. Birçok parçanın kaydı sırasında vokaller ve diğer enstrümanlar defalarca kaydediliyor, sonra bunların içinden seçim yapılıyor. Parçada kullanılmayan bu kayıtların sonradan da kullanılmayacağından eminseniz bu durumda bunları silebilir, böylelikle arşivinizin disklerde kapladığı alanı küçültebilirsiniz.

Pro Tools üzerinden örnek vereyim (görsellerin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz)…

 

Select > “Unused” komutu ile session ses klasöründe olan ancak parçada kullanılmayan ses dosyalarını seçebilir sonra “Clear” komutu ile bunları silebilirsiniz.

 

 

Pro Tools, “Clear” komutunu verdiğinizde size üç seçenek sunuyor: “Remove”, dosyaları session içindeki listeden siliyor ancak bu dosyalar session ses klasörü içinde kalıyor. Biz arşivin diskte kapladığı alanı küçültmeye çalıştığımız için bu seçenek bizim işimize yaramıyor. “Move to Trash” kullanılmayan ses dosyalarını çöp kutusuna taşıyor, “Delete” ise dosyaları anında siliyor.

 

Benzer yöntemler diğer programlarda da bulunuyor. Örnek olarak Logic Pro X içinde “Show Advanced Tools” seçeneği işaretliyken File > Project Management > “Clean Up” komutu ile kullanılmayan ses dosyalarını temizlemek mümkün.

 

2- İşlenmemiş Kanallar

Projeyi session dosyası ve klasörü olarak saklarsanız, sonradan dönüp parçayı açtığınızda her şey bıraktığınız şekilde önünüze gelir. Teorik olarak bu doğru. Tabii pratikte durum böyle değil!

Öncelikle, sürümler arası farklılıklar sebebi ile projeniz sizin en son kaydettiğiniz ve açılmasını beklediğiniz şekilde açılmayabilir. Örnek olarak, eski sürüm ile kaydetmiş olduğunuz bir proje, programı yeni sürüme yükselttikten sonra aynı şekilde karşınıza gelmeyebilir. Belki peş peşe sürümler arasında bu çok problem olmayabilir ancak arada birkaç sürüm farkı varsa, az veya çok mutlaka bir takım farklılıklar olacaktır.

Bir de plug-in’leri düşünmek lazım. Projede kullanılan plug-in’lerin sürümleri değişmiş olabilir ya da artık o plug-in’leri kullanmıyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda da projeniz en son kaydettiğiniz ve açılmasını beklediğiniz şekilde açılmayabilir.

Düşünülmesi gereken diğer bir konu da projeyi ihtiyaç halinde başka bir DAW içinde açmak… Belli bir zaman sonra projenin yapıldığı DAW artık kullanılmıyor olabilir. Uzun yıllardan beri bilgisayar programları ile çalışan biri olarak buna birçok defa şahit oldum. Böyle bir durumu düşünerek en azından “ham maddeyi” elde tutmak bence çok iyi bir fikir.

Eğer bir metinden bahsediyorsak bu ham madde bir .TXT dosyası olabilir. Yıllar sonra bile bir şekilde .TXT dosyalarını açabileceğimizi düşünüyorum. Metnin formatlanmış haline ulaşamasak da en azından ham maddeye ulaşmış oluruz.

Aynı şey ses dosyaları için de geçerli. Bence yıllar geçse de .WAV ve .AIFF dosyalarını açabiliyor olacağız. Buradan yola çıkarsak parçamızdaki kanalları tek tek .WAV ya da .AIFF dosyası olarak arşivlemek bence isabetli bir seçim olacaktır.

Bu yöntemin uygulaması için yine Pro Tools üzerinden örnek vereyim. Benzer işlemleri diğer programlarda da yapmak mümkün.

Pro Tools session içinde seslerimiz ‘region’ olarak duruyor. Bir kanalı parçanın en başından en sonunda kadar, içindeki tüm ‘region’ları içine alacak şekilde seçelim ve “Consolidate Clip” komutunu verelim.

 

Bu sayede kanaldaki tüm sesler (parçanın en başından en sonuna kadar” tek bir ses dosyası haline gelecek.

 

Bu işlemi tüm kanallara uyguladıktan sonra tüm kanalları seçip Clip List menüsünden “Export Clips as Files” komutu ile ses dosyalarını istediğimiz formatta kaydedebiliriz.

 

 

Bu ham kanalları daha sonra istediğimiz herhangi bir DAW içine alabiliriz.

 

3- İşlenmiş, Otomasyon Uygulanmış ve Efekt Eklenmiş Kanallar

Bir önceki yöntemde ses kanallarını ham halleriyle tek tek kaydedip daha sonra herhangi bir DAW içine almak mümkün. Tabii bu yöntemde yaptığınız tüm otomasyon ayarlarını ve kullandığımız tüm efektleri kaybetmiş oluyorsunuz.

Bir diğer yöntem ise kanalları tek tek solo konumuna alıp ‘export’ ya da Pro Tools terminolojisi ile ‘bounce’ etmek. Bu sayede saklayacağınız ses dosyalarına hem insert üzerinden yapmış olduğunuz EQ, kompresör ve benzeri işlemleri, hem de yazmış olduğunuz otomasyonu da eklemiş olursunuz. Send yoluyla aux üzerinden kullandığınız efektler varsa bunları da ayrıca almayı unutmamalısınız.

Pro Tools’ta, alternatif olarak, ‘commit’ özelliğini kullanabilir ve bu özellik ile oluşturulan dosyaları “Export Clips as Files” komutu ile istediğiniz formatta kaydedebilirsiniz. Bu yöntemde de yine send yoluyla aux üzerinden kullandığınız reverb, delay gibi efektleri unutmamak gerekiyor. Bunları da aux kanalını ‘commit’ ederek ses dosyalarına çevirebilir ve “Export Clips as Files” komutu ile istediğiniz formatta kaydedebilirsiniz.

 

Bu işlem bazı DAW’larda daha kolay yapılabiliyor. Örnek olarak Logic Pro X’teki Export > “Export All Tracks as Audio Files” komutu ile bu işi kolayca halletmek mümkün (açılan penceredeki ayarlara dikkat etmeyi unutmayın)!

 

Sonuç

Bunlardan hangisi en iyi yöntem diye soracak olursanız vereceğim cevap “hepsi” olur. Birinci seçenek (session dosyası ve klasörü) tek başına asla yeterli değil. Kısa bir zaman için işe yarayacak bir yöntem ama yıllar sonra bir parçaya geri dönmek istediğinizde (ki bu gerçekten herkesin başına gelen bir şey) birçok sorunla karşılaşacağınız neredeyse garanti.

Üçüncü yöntem ile arşivlediğiniz işlenmiş, otomasyon uygulanmış ve efekt eklenmiş kanalları hangi DAW içine alırsanız alın, play tuşuna bastığınızda tamamlanmış miksi duyuyor olacaksınız. Bu açıdan bu yöntem çok cazip!

Diğer yandan, eğer miks içinde bir takım değişiklikler yapmayı planlıyorsanız kanalların ham haline ihtiyacınız olacak. İşte burada da ikinci yöntem ile arşivlenmiş kanallar devreye giriyor.

Tüm bu sebeplerden dolayı benim tavsiyem, çalıştığınız projeleri bu üç yöntemi de kullanarak arşivlemeniz.

Tabii arşivlerinizin yedeklerini de almayı unutmayın!

 

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Samuel Zeller | Unsplash

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | Leave a comment

Stüdyo Monitörleri Nasıl Kalibre Edilir?

Bu yazımda stüdyo monitörlerinizin kalibrasyonunu kolayca nasıl yapabileceğinizi anlatmak istiyorum. Uygulamaya geçmeden önce teorik bilgilere ve ihtiyaç duyacağınız donanım ve yazılımlara bir göz atalım.

 

Çalışma seviyesi

Analog cihazlar zamanlarında normal çalışma seviyesi 0 VU idi. Tabii profesyonel cihazlardaki 0 VU ile yarı-profesyonel ve ev tipi cihazlardaki 0 VU voltaj olarak farklılıklar gösteriyordu. Örnek olarak genelde profesyonel cihazlarda 0 VU = +4 dBu (1.228 Volt), yarı-profesyonel cihazlarda ise 0 VU = -10 dBV (0.316 Volt) idi.

Dijital sistemlerde 0 VU’nun dBFS (decibel full scale) skalası üzerinde bir karşılığı, daha doğrusu bir referans noktası olması gerekiyordu. Maalesef standart bir referans noktası üzerinde anlaşmak mümkün olmadı. 0 VU için dijitalde -20, -18, -14 ve -12 dBFS gibi farklı seviyeler referans olarak alındı.

Film endüstrisi -20 dBFS, Avrupa’daki radyo ve televizyon yayıncıları ise -18 dBFS üzerinde karar kıldı. Müzik endüstrisi maalesef tek bir seviye üzerinde ortak karara varamadı; -20, -18 ve -14 dBFS gibi farklı seviyeler kullanılıyor.

Monitörlerinizi kalibre edecekseniz ilk önce bir normal çalışma seviyesi belirlemeniz gerekecek. Yukarıda da belirttiğim gibi müzik endüstrisinde bir standart olmadığı için bu karar size kalıyor. Ben hem video için ses hem de müzik alanlarında çalıştığım için referans olarak 0 VU = -20 dBFS tercih ediyorum.

 

Test Sinyali

İkinci adım olarak bir test sinyali seçmeniz gerekiyor. Hem film hem de müzik endüstrisinde genel kabul olarak pink noise kullanılıyor.

Burada dikkat edilmesi gereken iki nokta var! Birincisi, pink noise sinyalinin seviyesi RMS değerinde ölçülmüş olmalı. Örnek olarak, -20 dBFS seviyesinde pink noise kullanıyorsanız bu mutlaka -20 dBFS RMS olmalı.

İkinci dikkat edilmesi gereken nokta ise pink noise sinyalinin frekans aralığı. 20 Hz – 20 kHz aralığında pink noise sinyali kullanmak mümkün ancak orta kalite sistemler ve ortalama akustiğe sahip odalar için 500 Hz – 2 kHz arası kısıtlanmış pink noise kullanmak genelde daha sağlıklı sonuçlar veriyor.

 

Ses Basınç Seviyesi

Tıpkı normal çalışma seviyesinde olduğu gibi bir seçim de ses basınç seviyesi için yapmak durumundasınız. Müzik endüstrisi için yine bu konuda da maalesef herhangi bir standart bulunmuyor. Yaygın olarak 79, 82, 83 ve 85 dB SPL kullanılıyor. Bu seviyelerin tamamı C-Weighting ve slow response ile ölçülen seviyeler.

A ve C Weighting dengeleri ile ilgili bilgi için “Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

Benim tavsiyem çok küçük oda ve stüdyolar için 76 dB SPL, küçük oda ve stüdyolar için 79 dB SPL, büyük kontrol odaları için ise 85 dB SPL (hepsi C-Weighting, slow response).

 

Monitör Seviye Kontrolü

Monitörlerinizin seviyesini kontrol etmek için bir volüm kontrol ünitesine ihtiyaç duyacaksınız. Ses kartlarının bazıları üzerinde volüm kontrol düğmeleri bulunuyor, bunları kullanabilirsiniz. Eğer bu düğme üzerinde seviye ayarları numaralarla işaretlenmemişse bu durumda kalibrasyon sonunda ideal ayarı yakaladığınızda bu noktayı kalem, bant vb. kullanarak işaretlemeniz gerekecek.

Daha iyi bir çözüm olarak pasif bir monitör kontrol ünitesi kullanabilirsiniz. JBL, Mackie, Swissonic, Palmer, ESI, Behringer gibi markaların uygun fiyatlı pasif monitör kontrol üniteleri bulunuyor.

JBL Nano Patch+

 

 

Ölçüm Cihazı

Monitörlerin ses basınç seviyelerini ölçmek için İngilizcede ‘dB SPL meter’ ya da ‘sound level meter’ olarak adlandırılan bir ölçüm cihazına ihtiyacınız olacak.

NTi XL2 (fotoğraf NTi Audio web sitesinden alınmıştır)

 

iPhone üzerinde çalışan ses basınç seviyesi ölçme programları, profesyonel cihazlar ile yapılan ölçümlere yakın sonuçlar verebilmektedir. Ben profesyonel işler için NTi firmasının XL2 kodlu cihazını (Türkiye distribütörü SF Ses ve Işık Sistemleri), telefonum ile yaptığım ölçümler için de  Decibel X adlı uygulamayı tercih ediyorum. Decibel X’i ücretsiz olarak indirmek için buraya tıklayınız.

Decibel X

 

Uygulama

Sıra geldi uygulamaya! Yukarıda da belirttiğim gibi hem normal çalışma seviyesi hem de ses basınç seviyesi için standart bulunmadığından dolayı bunlara kendiniz karar vermeniz gerekiyor. Ben -20 dBFS ve çok küçük odalar için 76 dBC, küçük odalar için 79 dBC, büyük kontrol odaları için de 85 dBC tavsiye etmiştim.

Aşağıdaki uygulama için örnek olarak -20 dBFS ve 79 dBC kullanacağım.

0 VU = -20 dBFS = 79 dBC

1. adım: Monitörleriniz aktif ise ve arkalarında seviye ayarları varsa bunları normal veya tercih ettiğiniz çalışma konumuna getirin (örnek olarak +4dBU ya da 0 dB gibi). Monitörleriniz pasif ise güç amplifikatörü üzerindeki çıkış seviyesini normal veya tercih ettiğiniz çalışma konumuna getirin.

2. adım: Monitör kontrol ünitesi üzerindeki volüm ayarını tamamen kapalı konuma getirin.

3. adım: Ölçüm cihazını C-Weighting ve slow response olarak ayarlayın.

4 adım: Ölçüm cihazını oturma konumunuza denk gelecek bir şekilde yerleştirin. Cihaz ile hoparlörler arasında bir engel olmamasına dikkat edin.

5. adım: DAW içine aldığınız pink noise sinyalini başlatın ve sol tarafa yatırın. Çıkış seviyesinin -20 dBFS olduğundan emin olun.

6. adım: Monitör kontrol ünitesi üzerindeki volüm ayarını yavaş yavaş açmaya başlayın.

7. adım: Ölçüm cihazını takip edin. Slow response ile ölçüm yaptığımız için vereceği tepkinin yavaş olacağını unutmayın. Ölçüm cihazı üzerinde 79 dBC’yi gördüğünüz an monitör kontrol ünitesi üzerindeki volüm ayarını o noktada bırakın.

8. adım: Pink noise sinyalini sağ hoparlöre yönlendirin ve ölçüm cihazını kontrol edin. Sağ hoparlörün seviyesi sol hoparlör ile aynı olmalı (örneğimiz için 79 dBC). 0. dB gibi farklılıklar göz ardı edilebilir.

9. adım: Son olarak, pink noise sinyalini her iki hoparlöre birden gönderin. Ölçüm cihazı 79 dBC’den 2-3 dB daha yüksek (81-82 dBC civarında) gösteriyor olmalı.

Monitör kontrol ünitesi üzerindeki o nokta artık sizin referans noktanız!

Eğer monitör kontrol ünitesi üzerinde işaret veya sayılar yoksa referans noktanızı işaretlemeyi unutmayın.

Alternatif olarak, referans noktanızı monitör kontrol ünitesi üzerinde bilinen bir noktaya ayarlamak istiyorsanız aktif monitörleriniz ya da pasif monitörlerinizin güç amplifikatörü üzerinde bulunan seviye ayarları ile bir denge kurabilirsiniz.

 

Konu ile ilgili olarak “Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri” ve “Monitör Kalibrasyon Seviyeleri…” başlıklı yazılarımı okuyabilirsiniz.

Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri

 

Monitör Kalibrasyon Seviyeleri Üzerine…

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Ingo Schulz | Unsplash

JBL Nano Patch+ fotoğrafı JBL Professional web sitesinden alınmıştır  | Türkiye distribütörü: SF Ses ve Işık Sistemleri

NTi XL2 fotoğrafı NTi Audio web sitesinden alınmıştır | Türkiye distribütörü: SF Ses ve Işık Sistemleri

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | 1 Comment

Ses Basınç Seviyesi Ölçümleri: A-Weighting ve C-Weighting Dengeleri

Ses ve ses cihazları ile ilgili ölçümler yapılırken alınan sonuçlar genelde insan kulağının hassasiyeti ve insanın algısı ile uyuşmaz. Bu sebepten dolayı, özellikle ses şiddeti ile ilgili ölçümlerde, farklı frekans dengesi içeren metotlar kullanılır. Bu dengeler ‘weighting’ olarak adlandırılır. Ses seviyesi (ya da daha doğru bir ifade ile ses basınç seviyesi) ölçümlerinde standart olarak kullanılan iki farklı denge vardır: A–weighting ve C–weighting.

 

A–Weighting Dengesi

A–weighting dengesi Fletcher-Munson equal loudness contours çizelgesindeki 1 kHz’de 30 dB SPL’e (ya da 30 phon’a) denk gelen eğrinin tam tersidir. A–weighting dengesi düşük seviyelerde insanın algıladığı ses seviyesine eş değerdir, bu sebepten dolayı A–weighting düşük seviyelerin ölçümü için idealdir.

Belediyeler ve benzeri kurumlarca yapılan gürültü ölçümlerinde A–weighting dengesi kullanılır. Yüksek ses seviyelerinde A–weighting ile yapılan ölçümler C–weighting ile yapılan ölçümlere göre daha düşük değerler verir.

A-Weighting Dengesi

 

C–Weighting Dengesi

Fletcher-Munson eğrilerini incelediğimizde ses şiddeti arttıkça farklı frekanslarda algılanan ses seviye değerlerinin birbirlerine yaklaştığını, diğer bir deyişle algılanan seviyelerin ‘flat’ hâle yakınlaştığını görüyoruz. Bu sebepten dolayı yüksek seviyelerdeki ses ölçümlerinde C–weighting dengesini kullanmak daha mantıklıdır. C–weighting dengesi flat bir dengeye sahiptir; 31.5 Hz ve 8 kHz noktalarında –3 dB değerinde düşüş gösterir. Sinema ses sistemleri ve stüdyo monitörlerinin kalibrasyonu için C–weighting dengesi kullanılmaktadır.

C-Weighting Dengesi

 

dB(A) ve dB(C)

A–weighting ile yapılan ölçümler “dB SPL (A–weighting)” ya da kısaca “dB(A)”; C–weighting ile yapılan ölçümler ise “dB SPL (C–weighting)” veya kısaca “dB(C)” olarak belirtilir.

 

Ses Basınç Seviyesi Ölçüm Cihazı

Ses seviyesi (dB SPL) ölçümleri İngilizcede ‘dB SPL meter’ ya da ‘sound level meter’ olarak adlandırılan cihazlar ile yapılır.

NTi XL2 (fotoğraf NTi Audio web sitesinden alınmıştır)

 

iPhone üzerinde çalışan ses basınç seviyesi ölçme programları, profesyonel cihazlar ile yapılan ölçümlere yakın sonuçlar verebilmektedir. Ben profesyonel işler için NTi firmasının XL2 kodlu cihazını (Türkiye distribütörü SF Ses ve Işık Sistemleri), telefonum ile yaptığım ölçümler için de  Decibel X adlı uygulamayı tercih ediyorum. Decibel X’i ücretsiz olarak indirmek için buraya tıklayınız.

Decibel X

 

Teknik terimler için müzik teknolojisi, müzik prodüksiyonu ve ses kayıt terimleri sözlüğüne göz atabilirsiniz.

Benzer paylaşımlar için beni Facebook ve Twitter‘da takip edebilir, haberler için mesaj listeme üye olabilirsiniz. Teşekkürler.

Başlık fotoğrafı: Sasint | Pixabay

NTi XL2 fotoğrafı NTi Audio web sitesinden alınmıştır | Türkiye distribütörü: SF Ses ve Işık Sistemleri

A-Weighting ve C-Weighting eğrilerinin çizimleri Ses Kayıt ve Müzik Teknolojileri adlı kitabımdan alınmıştır.

© 2018 Ufuk Önen. Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.

Posted in Ses ve Müzik Teknolojileri | 2 Comments